MORTALS in Turkish translation

['mɔːtlz]
['mɔːtlz]
ölümlüler
death
dying
mortality
faniler
mortal
fleeting
transitory
mundane
ephemeral
evanescent
transient
insanlar
human
people
man
person
mankind
civil
folks
ölümlülerin
death
dying
mortality
ölümlüleri
death
dying
mortality
ölümlü
death
dying
mortality
fanilerin
mortal
fleeting
transitory
mundane
ephemeral
evanescent
transient
fanilere
mortal
fleeting
transitory
mundane
ephemeral
evanescent
transient
fâniler
mortal
fleeting
transitory
mundane
ephemeral
evanescent
transient
insansınız
human
people
man
person
mankind
civil
folks
insanlarsınız
human
people
man
person
mankind
civil
folks
insansanız

Examples of using Mortals in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Three mortals facing a woman of legend
Ölümlü efsanevi bir kadın
I can heal mortals completely.
Ölümlüleri tamamen iyileştirebiliyorum.
We, the mortals, have suddenly become very important to you?
Birden biz fâniler, çok mu önemli olduk senin için?
Father, we need the mortals.
Baba, fanilere ihtiyacımız var.
Even if all immortals and mortals looked down on me, I wouldn't care.
Tüm ölümsüzler ve faniler beni alçak olarak görse bile, umurumda olmayacak.
A bunch of mortals died.
Birkaç ölümlü ölmüş.
You risked exposing us. By killing those mortals so helter-skelter.
O ölümlüleri paldır küldür öldürerek bizi riske attın, ifşa olabilirdik.
I thought mortals were kind, just like the Kingdom Guardians.
Fanilerin tıpkı Kraliyet Gardiyanları gibi kibar olduğunu düşünmüştüm.
You will grow weak as all mortals do.
Yaşlanacaksın, tüm fâniler gibi güçten düşeceksin.
Crawley. So, giving the mortals a flaming sword!
Crawley. Alevli kılıcı fanilere vermek ha!
Would hardly know where to begin. Ordinary mortals like myself and of course like you.
Benim ve sizin gibi sıradan faniler… hangi mevzuatlara bakılması gerektiğini bilemez.
We gather the mortals together.
Tüm ölümlüleri bir araya toplarız.
Fifteen mere mortals against two gods.
Sıradan 1 5 ölümlü, iki tanrıya karşı.
I want you to teach me how mortals fish.
Bana fanilerin nasıl balık tuttuğunu öğretmeni istiyorum.
This place and these mortals are under my protection, Bloody Mary.
Bu mekân ve bu fâniler benim himayemde Kanlı Mary.
So, giving the mortals a flaming sword. Crawley!
Crawley. Alevli kılıcı fanilere vermek ha!
Without Fate, the mortals are making a mess of their lives.
Yazgı olmadan faniler hayatlarını mahvediyor.
There would only be one path to save the mortals.
Ölümlüleri kurtarmanın tek yolu olacaktı.
This is the way mortals fight with their inner strength.
Bu, fanilerin içlerindeki güçle savaşma şekilleri.
And the mortals too.
Fâniler de öyle.
Results: 421, Time: 0.0696

Top dictionary queries

English - Turkish