NEVER CAUGHT in Turkish translation

['nevər kɔːt]
['nevər kɔːt]
hiç yakalanmamış
asla yakalanmazlar
yakalayamadı
caught
he didn't get
she couldn't get
failed to capture
asla yakalamadı

Examples of using Never caught in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The world chased, but never caught me.
Dünya beni izledi ama hiç yakalamadı.
Marilyn never caught a rabbit in her life.
Marilyn hayatında tek bir tavşan bile yakalamadı.
Yeah, uh, security footage verified it was a woman, even though she was never caught.
Evet, güvenlik görüntüleri bir kadın olduğunu doğrulamıştı,… hiç yakalanmamış olmasına rağmen.
You show me a first time offender, I will show you a guy never caught before.
Siz bana ilk kez tacizde bulunan birini gösterin ben de size, hiç yakalanmamış birini.
The guy was never caught, so I had this… what if" tape in my head.
Hep'' Ya şöyle olsa'' diye geçirirdim. Adam hiç yakalanmadı, o yüzden aklımdan.
The guy was never caught, so I had this.
Adam hiç yakalanmadı, o yüzden aklımdan.
The British never caught him, even though they turned it into an African war, and set an army on his tail.
İngilizler bir Afrika savaşı çıkarmalarına ve peşine bir ordu takmalarına rağmen onu asla yakalayamadılar.
like a drug killing, some trash from over the border, but never caught them.
Sınırın oradan pisliğin teki fakat onu hiçbir zaman yakalayamadılar.
Well, it was nice to meet you, Miss… Yeah. you know, I never caught your name.
Peki, sizinle tanışmak güzeldi bayan… ben ismini alamadım.- Evet.
Yes… never catch him. Escaped?
Evet… onu asla yakalayamazsın. Kaçtı mı?
Never catch her, eh?
Onu asla yakalayamazsın demek?
And if they never catch them?
Peki onları hiç yakalayamazlarsa?
And she will just keep on taking down your convoys. You will never catch her.
Onu asla yakalayamayacaksın… ve konvoylarını etkisiz hâle getirmeye devam edecek.
Never catch him.
Onu asla yakalayamazsınız.
We can never Catch them in the channel.
Kanalda onları asla sıkıştıramayız.
We could tack about all night and never catch him.
Bütün gece volta atıp onu asla yakalayamayabiliriz.
They said it was an absurd invention and that it would never catch on.
Saçma bir icat olduğunu ve asla popüler olmayacağını söylediler.
You see nice cop never catches the criminal.
Gördün ya iyi polis, suçluyu asla yakalamaz.
Nope, never catch any.
Yok, asla yakalamam.
Dad never catches me! Milla.
Milla. Babam beni hiç yakalayamıyor.
Results: 41, Time: 0.4502

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish