PREJUDICIAL in Turkish translation

[ˌpredʒʊ'diʃl]
[ˌpredʒʊ'diʃl]
önyargılı
prejudice
bias
prejudicial
önyargı
prejudice
bias
prejudicial

Examples of using Prejudicial in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Prejudicial.- How is that prejudicial?
Nasıl önyargılı oluyormuş?- Önyargılı.
Prejudicial.- How is that prejudicial?
Önyargılı.- Nasıl önyargılı oluyormuş?
It is prejudicial evidence.
Önyargı yaratacak delil.
How is that prejudicial?
Nasıl önyargılı oluyormuş?
It is prejudicial evidence?
Neden önyargılı oluyor?
They look pretty prejudicial to me.
Bana bayağı önyargılı göründü.
How is it prejudicial?
Neden önyargılı oluyor?
Which could also be prejudicial.
Ki bu da önyargılı oluyor.
He could claim prejudicial treatment.
Adam önyargılı davranıldığını iddia edebilir.
I have eradicated prejudicial conditions.
Zararlı olabilecek durumları yok ettim.
She said that it was too prejudicial.
Çok önyargılı hazırlandığını söyledi.
It would be called prejudicial anywhere.
Buna her yerde önyargılı denmeli.
Its prejudicial impact outweighs its probative value.
Zararlı etkisi ispat değerinden ağır basıyor.
And whoever is feeding you this prejudicial information.
Ve kim size bu önyargılı bilgileri veriyorsa.
Allow Mr. Vick to speak. Overruled. Prejudicial.
Reddedildi. Bırakın da Bay Vick konuşsun. Önyargılı.
Overruled. Prejudicial. Allow Mr. Vick to speak.
Reddedildi. Bırakın da Bay Vick konuşsun. Önyargılı.
In a courtroom, that would be called"prejudicial.
Mahkeme salonunda olsak, buna önyargılı'' denirdi.
This evidence has no relevance and it is prejudicial.
Bu kanıtın bir alakası yok ve kanıt olduğuna karar verilmemiştir.
In a courtroom, that would be called"prejudicial.
Mahkemede buna'' önyargılı'' denir.
A freedom denied by prejudicial press reporting….
Basında çıkan bir haberle özgürlüğüm açıkça ihlal edildi.
Results: 120, Time: 0.0469

Top dictionary queries

English - Turkish