REALLY KNOWS in Turkish translation

['riəli nəʊz]
['riəli nəʊz]
gerçekten biliyor
gerçekten bilmiyor
to know really
gerçekten tanıyor
really know
to truly know
sahiden biliyor
bilebilir aslını
gerçekten bilemez
gerçekten tanımaz
really know
to truly know
gerçekten tanımıyor
really know
to truly know
düzgün tanımıyor

Examples of using Really knows in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This bug guy really knows our family. Okay.
Tamam. Bu eleman ailemizi gerçekten tanıyor.
After all, nobody really knows anybody.
Her şey bir yana, kimse kimseyi gerçekten tanımaz.
No one really knows the future.
Kimse geleceği gerçekten bilemez.
After college what happened to him… no one really knows.
Üniversiteden sonra ne oldu ona… hiç kimse gerçekten bilmiyor.
Tommy really knows how to buy.
Tommy nasıl satın alacağını gerçekten biliyor.
This guy really knows you.
Adam seni gerçekten tanıyor.
Then nobody really knows you.
O zaman kimse seni gerçekten tanımıyor.
No one really knows her.
Kimse onu gerçekten tanımaz.
No-one ever really knows whose side he's on.
Onun kimin tarafında olduğunu hiç kimse gerçekten bilemez.
No, what I mean is, nobody really knows.
Affedersin. Hayır, demek istediğim, kimse gerçekten bilmiyor.
Brother-in-law really knows how to please a woman.
Kayınbirader bir kadını nasıl mutlu edeceğini gerçekten biliyor.
Nobody really knows her.
Kimse onu gerçekten tanımıyor.
But again, nobody really knows these people.
Ama gene de kimse bu insanları gerçekten bilemez.
Nobody really knows him.
Onu kimse gerçekten tanımaz.
a little bit less, no one really knows.
hiç kimse gerçekten bilmiyor.
I tell ya, your brother really knows how to swing.- Hi.
İnan bana, ağabeyin swing yapmayı gerçekten biliyor. Merhaba.
Nobody really knows him.
Hiç kimse onu gerçekten tanımıyor.
No man really knows about other human beings.
Kimse başka insanları gerçekten tanımaz.
The Helsinki Somali community know of her, but nobody really knows her.
Helsinki Somali topluluğu onu tanıyor, Ama kimse onu gerçekten bilmiyor.
Maybe but, you know, who really knows how this stuff works?
Belki öyle ama bu şeylerin nasıl çalıştığını kim gerçekten biliyor?
Results: 140, Time: 0.0566

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish