RELATIONSHIP HAS in Turkish translation

[ri'leiʃnʃip hæz]
[ri'leiʃnʃip hæz]
ilişki
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
ilişkide
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
ilişkinin
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
ilişkim
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link

Examples of using Relationship has in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And if that's not enough, well, every relationship has its obstacles to overcome, right? if Peach still has a problem?
Ve bu yeterli değilse… Peachin hala bir sorunu varsa… her ilişkinin atlatması gereken… zorlukları vardır, değil mi?
But… every relationship has its stuff, right? I mean, I did have to kill him to keep him here after college?
Gerçi liseden sonra onu burada tutmak için onu öldürdüğüm gerçeği var… ama her ilişkinin zor yönleri vardır, değil mi?
If Peach still has a problem… And if that's not enough, well, every relationship has its obstacles to overcome, right?
Ve bu yeterli değilse… Peachin hala bir sorunu varsa… her ilişkinin atlatması gereken… zorlukları vardır, değil mi?
else in their lives. Isaac, if a relationship has any chance of working.
hayatlarındaki en önemli şey o ilişki olmalı.
You have never been in a relationship, have you son?
Daha önce hiç bir ilişkide bulunmadın, değil mi evlat?
By 1697, the relationship had completely broken down.
Ye kadar aralarındaki ilişki tamamen yok oldu.
All relationships have drama, okay?
Her ilişkide illa ki dram olur?
Good relationships have this foundation.
İyi bir ilişkinin temeli budur.
Relationships have consequences.
İlişkilerin sonuçları olur.
Some relationships have that where the woman controls the man.
Bazı ilişkilerde bu böyledir, kadın erkeği kontrol eder.
Relationships have never been my strongest suit.
İlişkiler hiçbir zaman en güçlü tarafım olmamıştır.
Relationships have never been easy for me.
İlişkiler benim için hiç kolay olmadı.
Where the woman controls the man. Some relationships have that.
Bazı ilişkilerde bu böyledir, kadın erkeği kontrol eder.
You can't, nuna, This jerk's relationships have always been messy.
Olmaz, Han-kyung. Bu serserinin ilişkileri hep problemlidir.
These relationships have various scales.
Bu öğeler arasında çeşitli boyutlarda ilişkiler vardır.
I think that's why my love relationships haven't been very successful.
Sanırım bu yüzden aşk ilişkilerim çok başarılı olmadı.
um, they were the kinds of ups and downs that most relationships had.
benim açımdan… bu tarz iniş çıkışlar her ilişkide olan şeylerdir.
She didn't need to establish a rapport, because their relationship had already been established on the phone.
Münasebet kurma gereği duymamış çünkü önceden telefonda kurulmuş bir ilişki varmış zaten.
Every relationship has phases.
Her ilişkinin evreleri vardır.
Every relationship has secrets.
Her ilişkinin sırları vardır.
Results: 9938, Time: 0.0476

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish