RELATIONSHIPS in Turkish translation

[ri'leiʃnʃips]
[ri'leiʃnʃips]
ilişkiler
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
ilişkileri
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
i̇lişkiler
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link
ilişkilerin
relationship
affair
connection
intercourse
relate
relations
get involved
association
have
link

Examples of using Relationships in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Personal relationships can compromise a mission.
Kişisel ilişkimiz bu görevi tehlikeye atabilir.
You tend to worry about channels and customer relationships and whether I can make money.
Daha sonra kanallarınız ve müşteri ilişkileriniz ve para kazanıp… kazanamayacağınız hakkında endişelenirsiniz.
He plans to show that relationships are both common and foreseeable.
İlişkilerin öngörülebilir ve alışıldık olduğunu göstermeye çalışıyor.
Cause I don't do relationships.
Benim ilişkilerle işim olmaz çünkü.
To use his intimate relationships with women to cheat them out of their money.
Kadınlarla olan yakın ilişkisini kullanıp para koparmak için yaptı.
None of Brian's other relationships have lasted longer than an episode.
Brianın ilişkilerinden hiç biri bir bölümden daha uzun sürmedi.
Relationships, yeah.
İlişki, evet.
Talking about humanoid relationships can't be that interesting to you.
İnsansı ilişkilerinden söz etmek ilgini çekmeyebilir.
I know relationships change, I guess I thought yours
İlişkilerin değiştiğini biliyorum,
Relationships are prisons.
İlişki hapishanedir.
Relationships are not prisons,
İlişki hapishane değildir
I love relationships.
İlişkileri severim.
You're like the Stephen Hawking of killing relationships.
İlişkileri öldürme konusunda Stephen Hawking gibisin.
Dutch, relationships are about compromise.
İlişkilerde taviz vermek çok önemlidir Dutch.
I'm no expert, but the key relationships in my life are based on communication and trust.
Uzman değilim ama hayatımdaki ilişkilerimin temelinde iletişim ve güven vardır.
They're at the heart of most relationships.
Birçok ilişkinin kalbidir.
This is gonna affect our relationships forever.
Bu ilişkilerimizi sonsuza kadar etkileyecek.
We can't let fears screw our relationships.
Korkularımızın ilişkilerimizi mahvetmesine izin veremyiz.
I have had numerous failed relationships and been married four times.
Daha önce pek çok başarısız ilişkim oldu ve 4 kere evlendim.
For relationships?
İlişki için?
Results: 3109, Time: 0.0784

Top dictionary queries

English - Turkish