RIGHTFULLY in Turkish translation

['raitfəli]
['raitfəli]
yasal olarak
legally
legitimately
lawfully
officially
rightfully
olarak
and
exactly
consider
olanı
one
's mine
thing
's
's right
do
aldınız
take
to get
to buy
to have
to receive
to pick up
to purchase
to grab
to obtain

Examples of using Rightfully in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The crown of Wessex is rightfully mine.
Wessex tahtı benim hakkım.
They're my friends rightfully.
Gerçekte benim arkadaşım olmalılar.
And rightfully so.
Ve haklı da.
Rightfully ours?
Bizim hakkımız mıydı?
We take what we rightfully.
Biz hakkımız olanı alıyoruz.
We took back what was rightfully Rome's.
Romanın hakkı olanı geri aldık.
Since it's rightfully yours.
Senin hakkın olduğu için.
Rightfully mine?
Benim hakkım mı?
If you were rightfully sitting on him. I don't understand how the baby could elude you.
Sen bebeğe doğrudan bakarken senden nasıl kaçabilir anlamıyorum.
Still no. That part is rightfully mine.
O rol benim hakkımdı.- Yine de hayır.
Vampires shall rightfully rule this earth.
Vampirler hak ettikleri gibi dünyaya hükmedecekler.
They wanna give him what's rightfully mine.
Benim haklılıkla aldığım bir şeyi ona veriyorlar.
They're rightfully yours.
Onlar senin hakkın.
Ken was soon convinced of her infidelity… and rightfully so.
Ken, onun ihanetine inanıyordu. Ve haklıydı da.
They're scared, and rightfully so.
Korktular ve korkmakta da haklılar.
And Evans rightfully showing his frustration as he heads into the locker room.
Evans, soyunma odasına giderken haklı olarak öfkesini gösteriyor.
This was rightfully ours!
Bu bizim hakkımızdı!
The child is rightfully your daughter. He's lying!
Aslında o çocuk senin hakkın.
On the Day when the enemies of Allah will be rightfully gathered together before Fire.
Allahın düşmanları, ateşe sürülmek üzere toplandıkları gün, hepsi bir araya getirilirler.
On the Day when the enemies of Allah will be rightfully gathered together before Fire.
ALLAH düşmanlarının ateşe sürüklenerek toplatılacakları gün.
Results: 90, Time: 0.0609

Top dictionary queries

English - Turkish