SANCTIONED in Turkish translation

['sæŋkʃnd]
['sæŋkʃnd]
onaylanmış
approval
confirmation
consent
blessing
ratification
verification
confirm
authorization
validation
endorsement
tasdik
believe
confirm
sanctioned
the truth
confirmation
affirm
attestation
verify
tarafından onaylanmış
tarafından tasdik
sanctioned
onaylanmadığı
approval
confirmation
consent
blessing
ratification
verification
confirm
authorization
validation
endorsement
onaylanmamış
approval
confirmation
consent
blessing
ratification
verification
confirm
authorization
validation
endorsement
onaylanan
approval
confirmation
consent
blessing
ratification
verification
confirm
authorization
validation
endorsement
yaptırım uyguladı
cezalandırılır
criminal
punishment
penalty
sentence
ticket
fine
detention
of recompense
retribution
judgment

Examples of using Sanctioned in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But you had sanctioned it?
Fakat bunu onaylamak zorunda mıydın?
Hastings sanctioned that?
Hastings onayladı mı bunu?
Sanctioned us and contaminated them.
Bizi onaylaması diğerlerinin zararınaymış.
You will see athletes being sanctioned by the IAAF.
IAAF tarafından cezalandırılacak atletler olacaktır. BAŞKAN.
Jack Crawford sanctioned this and then he hid it from us.
Jack Crawford bunu onayladı ve ardından bizden sakladı.
So you're saying this was CIA sanctioned?
Yani bu iste CIAin parmagi oldugunu mu soyluyorsun?
These claims should be sanctioned.
Bu iddiaların bir yaptırımı olmalı.
If your officially sanctioned order is reversed, the South Koreans will look down on our system.
Resmi olarak onayladığınız emriniz değişirse Güney Koreliler düzenimizi hor görecektir.
The South Koreans will look down on our system. If your officially sanctioned order is reversed.
Resmi olarak onayladığınız emriniz değişirse Güney Koreliler düzenimizi hor görecektir.
I believe this is an officially sanctioned Kremlin op, yes.
Kremlin operasyonunda resmen yaptırım olarak gösterildi, evet.
Sanctioned assassinations?
Onaylanmış suikastler mi?
No, it's not officially sanctioned.
Hayır, resmi olarak tasdiklenmiş değil.
And you sanctioned this?
Bunu sen mi onayladın?
Macedonian parties sanctioned for campaign financing violations.
Makedon partilerine, seçim kampanyası finansman kurallarını ihlalden yaptırım uygulandı.
Army Council sanctioned it.
Ordu Kurulu bunu onayladı.
By accepting the Andromeda, I sanctioned it.
Andromedayı kabul ederek, bunu onayladım.
And you sanctioned it.
Ve sende bunu onayladın.
Your old boss, Blut, sanctioned a revenge hit.
Eski patronun, Blut, intikama onay verdi.
He simply sanctioned an already widely held idea.
O sadece, zaten var olan bir fikri onayladI.
Authority and protection of the Crown. On a sanctioned mission under the.
Kraliyetin verdiği yetki ve koruması altında resmi görev yapıyorum yani.
Results: 114, Time: 0.0577

Top dictionary queries

English - Turkish