SNACK TIME in Turkish translation

[snæk taim]
[snæk taim]
atıştırma zamanı
atıştırma vakti
çerez zamanı
yemek molası
snack time

Examples of using Snack time in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Late night snack time.
ATIŞTIRMA ZAMANI. -Sonra temizleyebilirseniz… -Saat kaç?
All right, everybody, snack time.
Pekala millet, atıştırmalık zamanı.
Snack time, angel. Serena?
Serena? Abur cubur vakti meleğim?
Serena? Snack time, angel.
Serena? Abur cubur vakti meleğim.
There's also veggies.- Snack time!
Atıştırma zamanı! Şey, sebze de var!
Snack time! There's also veggies.
Atıştırma zamanı! Şey, sebze de var.
Isn't it snack time?
Atıştırma zamanı değil mi?
come on, snack time.
hadi, tatlı zamanı.
brunch, snack time.
kahvaltıda, atıştırma molasında.
Hey, a few more minutes, then snack time.
Hey, birkaç dakika sonra, abur cubur zamanı.
Yup. So, forbidden snack time?
Evet. Yani, yasaklı atıştırmalık zamanı mı?
So, forbidden snack time? Yup?
Evet. Yani, yasaklı atıştırmalık zamanı mı?
On our police radio, and it happened to be Gus's snack time.
Tam da Guss atıştırma zamanında oldu.
Snack Time owns Captain Peg-Leg Tuna… which isn't-- all together now-- dolphin friendly.
Snack Time dost olmayan balinaya yani… Kaptan Peg-Leg Tunaya sahip olur.
ALL RIGHT, SNACK TIME.
Tamam, atıştırma vakti.
It's snack time!
Atıştırma zamanı.
It's snack time!
It's snack time.
And just about… snack time.
Ve tam da atıştırma vakti.
It's snack time now.
Yemek zamanı çocuklar.
Results: 179, Time: 0.0474

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish