SOME LINES in Turkish translation

[sʌm lainz]
[sʌm lainz]
bazı çizgiler
bazı sınırlar
some border
bazı satırların
biraz replik
some lines
bazı satırlar

Examples of using Some lines in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Let us write some lines in a poem. Perfect One?
Mükemmel biri? Birkaç satır şiir yazalım?
Let us write some lines in a poem.
Birkaç satır şiir yazalım.
Let us write some lines in a poem. Perfect One?
Birkaç satır şiir yazalım. Mükemmel biri?
Some lines from the Koran, a Shakespearean sonnet.
Kurandan birkaç satır, bir Shakespeare sonesi.
Some lines from the Koran, a Shakespearean sonnet.
Birkaç satır, bir Shakespeare sonesi.
Will we prepare some lines?
Birkaç replik hazırlamalı mıyız?
Maybe I should write you some lines.
Sana birkaç replik yazsam iyi olur bence.
Some lines of Tibullus came to mind that describe how we are in front of the TV.
Aklıma Tibullusun bazı dizeleri geldi. Televizyon izlerken ne hissettiğimizi tanımlıyor.
What I need from you is for you to feed me some lines.
Biliyorum ama beni bazı cümlelerle beslemene ihtiyacım var.
I wrote down some lines for you.
Senin için birkaç cümle yazdım.
I will start with some lines from Old Lord Alfred.
Alfred Lord Tennysonun dizeleri ile başlayacağım.
We have blurred some lines here, you and I.
Sen ve ben bazi çizgileri bulandirdik.
Why don't we just give her some lines?
Neden ona ezberlemesi için birkaç satır vermiyoruz?
Whisky, vodka, tequila, some lines.
Viski, votka, tekila… Biraz kokain.
Now, if you will excuse me, I have some lines to go memorize.
Şimdi, izin verirsen gidip ezberlemem gereken repliklerim var.
There are some lines from Julius Caesar.
İçinde Jül Sezardan birkaç satır var.
There's just some lines, Paul, in life… when you cross them, you cannot cross back.
Paul, hayatta bazı çizgiler vardır o çizgileri aştığında geriye dönüş olmaz.
I just want to draw some lines, and so… No, no, you want to have some control of my best friend.
Ben sadece bazı çizgiler koymaya çalışıyorum ve sonra-- hayır, hayır, sen en iyi arkadaşlarımı kontrol altında tutmak istiyorsun.
But man or animal… there are some lines we should not cross…
Bazı sınırlar vardır… Ama insan veya hayvan… geçmememiz gereken…
animal there are some lines we should not cross and my partner killed an innocent man.
hayvan geçmememiz gereken bazı sınırlar vardır ve ortağım masum birini öldürdü.
Results: 59, Time: 0.0435

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish