TIMELINES in Turkish translation

zaman çizgileri
zaman çizelgeleri
zaman tünelleri
zaman çizelgelerinde

Examples of using Timelines in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This species has technology… which allows them to examine alternate timelines.
Bu tür alternatif zaman çizgilerini… incelemek için gerekli olan teknolojiye sahip.
We have seen them appear in various timelines.
Onların çeşitli zaman çizgilerinde ortaya çıktıklarını gördük.
I wonder what happened in all those other timelines.
Acaba diğer zaman çizgilerinde ne oldu.
Which allows them to examine alternate timelines. This species has technology.
O türlerin başka zaman çizgilerini denetlemesine olanak sağlar. Bu tip teknolojiye sahip olmak.
Have to assume that the timelines are different now.
Şimdi zaman çizelgelerinin farklı olduğunu varsaymalıyım.
I don't know anything About changing timelines.
Zaman çizelgesini değiştirmek hakkında hiçbir şey bilmiyorum.
I'm not here to discuss timelines.
Zaman çizelgesini konuşmak için gelmedim.
Clear a path for Mordecai, and stay away from those timelines.
Mordecaiye yol açın ve şu zaman tünellerinden uzak durun!
Wait, there are other timelines?
Dur biraz, başka zaman çizgileri de mi var?
There's infinite timelines, Morty.
Sonsuz sayıda evren var Morty.
And that's under normal circumstances. Refugee resettlement timelines vary from case to case.
Mültecileri yerleştirme çizelgesi durumdan duruma değişir… ve bu normal şartlar altında böyle.
Refugee resettlement timelines vary from case to case,
Mültecileri yerleştirme çizelgesi durumdan duruma değişir…
Both countries have now clear timelines to achieve this.
Şimdi her iki ülkenin de ellerinde buna ulaşmak için net takvimler var.
These alternate timelines are cool and all, But right now all I want to do Is get back to the city and get a decent hotdog.
Bu alternatif zaman çizgileri kıyak falan ama şu anda tek yapmak istediğim şehre geri dönüp adam gibi bir sosisli yemek.
To reduce development costs and timelines, the IAF plans to begin induction of the FGFA in 2020.
Geliştirme maliyetleri ve zaman çizelgeleri azaltmak için, IAF 2020 yılında FGFAnın resmen göreve başlatılmasını planlıyor.
Because my mind couldn't handle the implant. to establish the link between timelines, and it had to be me, One of us had to stay Stay strong.
Güçlü ol. Zaman çizgileri arasındaki bağlantıyı kurmak için birimiz kalmak zorundaydık… ve o kişi ben olmalıydım çünkü beynim implantı kaldıramazdı.
The program included timelines, planning for a ground station,
Program, zaman çizelgeleri, bir yer istasyonunun planlanması,
To establish the link between timelines, because my mind couldn't handle the implant.
Güçlü ol. Zaman çizgileri arasındaki bağlantıyı kurmak için birimiz kalmak zorundaydık…
There are infinite timelines, and always a primary"present" you, which remains constant, but the Necronomicon.
Sonsuz sayıda zaman çizgisi ve daima sabit kalman gereken bir zaman var ama Necronomicon.
And it had to be me, Stay strong. to establish the link between timelines, One of us had to stay because my mind couldn't handle the implant.
Zaman çizgileri arasındaki bağlantıyı kurmak için birimiz kalmak zorundaydık… ve o kişi ben olmalıydım çünkü beynim implantı kaldıramazdı. Güçlü ol.
Results: 71, Time: 0.0572

Top dictionary queries

English - Turkish