TRUE POTENTIAL in Turkish translation

gerçek potansiyelini
real potential
gerçek potansiyeline
real potential
gerçek potansiyelimin
real potential
gerçek potansiyelimizi
real potential

Examples of using True potential in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And my true potential.
Gerçek potansiyelime kavuştum.
To help people achieve their true potential.
İnsanların gerçek potansiyellerine ulaşmalarına yardım etmek.
Giving up on sex unlocks your true potential.
Seksden vazgeçmek içinizdeki gerçek potansiyeli ortaya çıkarır.
Well, quite simply, it is the unlocking of one's true potential.
Eh, oldukça basitçe, gerçek potansiyelinin kilidini açar.
I helped her realize her true potential.
Gerçek kapasitesinin farkına varmasını sağladım.
Your father didn't understand your true potential, but I do.
Baban senin gerçek gücünü anlamadı, ama ben biliyorum.
This makes no sense. Who knew the Beast could clear the chi flow and thus unleash the boy's true potential?
Canavarın, çocuğun chi akışını temizleyip gerçek potansiyelini ortaya çıkaracağını kim bilebilirdi ki?
To achieve one's true potential, one must bring everything to the fight and not hold back under any circumstance.
Kişi gerçek potansiyeline ulaşmak için her şeyiyle dövüşüp her ne koşulda olursa olsun kendisini zapt etmemelidir.
even undiagnosed by the system will finally realize his or her true potential while there's still time for his or her brain to recover.
konuşmamış bir çocuk daha hala iyileşebilmek için zaman varken kendi gerçek potansiyelini fark edebilecek.
One of the nicest things anyone's ever done for me. You helped unlock my true potential.
Gerçek potansiyelimin kilidini açmama yardım ettin… Benim için şimdiye kadar yapılmış en güzel şeylerden biri.
And not hold back under any circumstance. To achieve one's true potential, one must bring everything to the fight.
Kişi gerçek potansiyeline ulaşmak için… her şeyiyle dövüşüp… her ne koşulda olursa olsun kendisini zapt etmemelidir.
stole her power. And because she couldn't unleash her true potential.
gücü çalındı. Gerçek potansiyelini açığa çıkaramadı.
You helped unlock my true potential… one of the nicest things anyone's ever done for me.
Gerçek potansiyelimin kilidini açmama yardım ettin… Benim için şimdiye kadar yapılmış en güzel şeylerden biri.
To achieve their true potential, just like you? Do you want everyone in this room to fail utterly?
Bu odadaki herkesin senin gibi gerçek potansiyeline ulaşamamasını mı istiyorsun?
A returning race of humans that can help realize our true potential after living like frightened animals in the darkness for 500 years.
Yıldır karanlıkta korkmuş hayvanlar gibi yaşadıktan sonra… gerçek potansiyelimizi ortaya çıkarabilecek asıl insan ırkı.
Failures keeping you from reaching your true potential. Your so-called friends are only companions in this misery.
Sözde arkadaşların bu sefaletin yolcularıdır sadece… başarısızlıklar seni gerçek potansiyeline ulaşmaya zorlar.
After living like frightened animals in the darkness for 500 years. A returning race of humans that can help realize our true potential.
Yıldır karanlıkta korkmuş hayvanlar gibi yaşadıktan sonra… gerçek potansiyelimizi ortaya çıkarabilecek asıl insan ırkı.
Your so-called friends are only companions in this misery, failures keeping you from reaching your true potential.
Sözde arkadaşların bu sefaletin yolcularıdır sadece… başarısızlıklar seni gerçek potansiyeline ulaşmaya zorlar.
But I didn't know my story's beginning, nor realize my true potential, until a few month's ago when I first met Adam Baylin.
Ama ben hikayemin başlangıcını ve gerçek potansiyelimi birkaç ay önce Adam Baylinle tanışana dek bilmiyordum.
If the true potential of all these countries is to be achieved,
Tüm bu ülkelerin gerçek potansiyelleri elde edilecekse,
Results: 66, Time: 0.0363

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish