VANISHING in Turkish translation

['væniʃiŋ]
['væniʃiŋ]
kaybolan
missing
disappeared
lost
vanishing
the disappearance
vanishing
yok
no
not
have no
destroy
nah
nope
there's nothing
kayboluyor
disappears
goes missing
vanishes
gets lost
fading
is missing
it's gone
away
is lost
yokolan
disappear
gözden kaybolma

Examples of using Vanishing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The vanishing giraffe. This is tomorrow's special number.
Bu da yarınki özel numaram: kaybolan zürafa.
Evidence vanishing, no witnesses, complete control of the environment.
Kanıtlar ortadan kayboldu, tanık yok durumu tamamen kontrol altına aldılar.
It's a story about me vanishing.
Benim ortadan kaybolmamla alakalı bir hikaye.
I don't like him doing that to me… after vanishing for three months.
Bunu bana, üç ay ortadan kaybolduktan sonra yapmasından hoşlanmıyorum.
On a case involving vanishing bodies and special assignments.
Kaybolan cesetler ve gizli görevler içeren bir davayla ilgili.
All right, this is all just a backfire to the vanishing spell.
Pekâlâ, bunların hepsi yok etme büyüsünün ters tepmesi yüzünden.
The week for vanishing ships.
Ortadan kaybolan gemiler haftası.
You think this vanishing truck ran him off the road?
Sence şu ortadan kaybolan kamyon onu yoldan mı çıkardı?
Our famous vanishing patient.
Bizim ortadan kaybolan meşhur hastamız.
The Time Masters, they took me to a place called the Vanishing Point.
Zamanın Efendileri beni kaybolma noktası denen bir yere götürdü.
His unique vanishing act will earn him his nickname.
Eşsiz kaybolma eylemi ona şu lakabı kazandıracak.
Vanishing police cars?
Ortadan kaybolan polis arabaları?
Vanishing in a cloud of smoke, The Author slips away.
Dumanın bulutunda kaybolduğunda, Yazar.
That vanishing act was no joke!
O kaybolma hareketi şaka değildi!
Vanishing could mean illusions or physical magic.
Kaybetmek illüzyon ya da fiziksel büyü anlamına gelebilir.
Since the vanishing of their sacred bat. but they now live in fear.
Kutsal yarasaları kaybolduktan sonra korku içinde yaşamaya başladılar.
The truth about vanishing.
Kaybolma hakkında gerçeği.
The Great Vanishing?
Büyük Yok Olma.
A vanishing king.
Kralın ortadan kayboluşu.
Not after your vanishing act.
Şu senin kaybolma numarandan sonra, değil.
Results: 159, Time: 0.0921

Top dictionary queries

English - Turkish