VICES in Turkish translation

['vaisiz]
['vaisiz]
ahlaksızlık
moral
morality
ethics
decency
ethical
vice
zaafları
weakness
vice
ahlaksızlığı
moral
morality
ethics
decency
ethical
vice

Examples of using Vices in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hard to give up certain vices.
Bazı kusurlardan vazgeçmek zordur.
Did he have any secret vices?
Hiç gizli kötü huyları var mıydı?
I have plenty of vices, but I hardly practise them.
Birçok kötü alışkanlığım var ama onları nadiren kullanıyorum.
Everyone has vices.
Herkesin kusuru vardır.
But since when has he picked up these vices?
Fakat bu kötü huyları ne zaman edinmiş?
Shall we discuss the vices of Miss Becky Sharp?
Bayan Becky Sharpın kötülüklerini tartışalım mı?
We have other vices.
Bizim başka kötü alışkanlıklarımız da var.
Then his people came running toward him, and they had been committing vices aforetime.
Daha önce de kötü işler yapmakta olan kavmi koşarak ona geldiler.
You didn't answer my question about vices.
Kötü alışkanlıklarla ilgili sorumu cevaplamadın.
Trying to pay for my vices.
Günahlarımın bedelini ödemeye çalışıyorum.
Without end. without distinction… They say her love arouses hidden vices… without limits.
Söylüyorlar. gizli kötülükleri… uyandırdığını… Onun sevgisinin sonu gelmeyen.
No. No other vices to speak of?
Hayır. başka kötü alışkanlıklarınız var mı?- Bahsetmeniz gereken?
You guys have any vices?
I find the more obvious vices the easiest to resist.
Daha bariz kötü alışkanlıklara direnmeyi daha kolay buluyorum.
Boredom is the beginning of all vices.
Sıkıntı tüm kötülüklerin başlangıcıdır.
Boyfriends, jobs, vices.
Sevgilileri, işleri…-… çapkınlıklar.
I wish I had someone to give up vices for.
Keşke beni de bu alışkanlıktan vazgeçirecek birisi olsaydı.
they had been committing vices aforetime.
onlar daha önceden kötülükler işlemekteydiler.
they had been committing vices aforetime.
Daha önce kötü işler işliyorlardı.
no other vices to speak of?
Bahsetmeniz gereken başka kötü alışkanlıklarınız var mı?
Results: 79, Time: 0.0675

Top dictionary queries

English - Turkish