VULNERABILITY in Turkish translation

[ˌvʌlnərə'biliti]
[ˌvʌlnərə'biliti]
zafiyet
vulnerability
weakness
savunmasız
defense
defensive
to defend
hassasiyeti
sensitivity
precision
tenderness
vulnerability
delicacy
accuracy
sensibility
sensitive
sentimentality
kırılganlık
fragile
brittle
vulnerable
frail
delicate
friable
fragility
breakable
zayıflığı
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
incinebilirlik
get hurt
to be hurt
açığı
open
clear
obvious
light
openly
specific
manifest
public
explicit
plain
kırılganlığı
fragile
brittle
vulnerable
frail
delicate
friable
fragility
breakable
hassasiyet
sensitivity
precision
tenderness
vulnerability
delicacy
accuracy
sensibility
sensitive
sentimentality
savunmasızlığı
defense
defensive
to defend
hassasiyetinin
sensitivity
precision
tenderness
vulnerability
delicacy
accuracy
sensibility
sensitive
sentimentality
kırılganlığını
fragile
brittle
vulnerable
frail
delicate
friable
fragility
breakable
i̇ncinebilirlik
get hurt
to be hurt
savunmasızlığını
defense
defensive
to defend
savunmasızlık
defense
defensive
to defend
zafiyeti
vulnerability
weakness
zayıflık
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
açığını
open
clear
obvious
light
openly
specific
manifest
public
explicit
plain

Examples of using Vulnerability in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
With weakness. It's easy to confuse vulnerability.
Savunmasızlığı zayıflıkla karıştırmak kolaydır.
Vulnerability is not weakness.
İncinebilirlik bir zayıflık değil.
Your klutziness. That faux vulnerability.
Ve sakarlıklarını, Veya sahte kırılganlığını.
What separates Philbert is the character's vulnerability.
Philbertı diğerlerinden ayıran şey karakterin kırılganlığı.
That's how they determine victim vulnerability.
Kurbanların savunmasızlığını böyle anlıyorlar.
To Axe Cap and our business. Any employee's vulnerability is a threat.
Herhangi bir elemanın savunmasızlığı Axe Cap ve işimiz için tehdittir.
Vulnerability TED!
İncinebilirlik TED!
This year has shown the vulnerability of our societies.
Bu yıl bize toplumlarımızın kırılganlığını gösterdi.
Vulnerability always commands exorbitant prices.
Savunmasızlık her zaman ağır bedeller ödetir.
Any employee's vulnerability is a threat to Axe Cap
Herhangi bir elemanın savunmasızlığı Axe Cap
And then I hear,"Vulnerability TED!
Sonra duydum ki,'' İncinebilirlik TED!
Vulnerability was often a death sentence.
Savunmasızlık genelde idam cezasıdır.
And Lucifer saw vulnerability and he exploited it.
Lucifer de bu zafiyeti gördü ve sömürdü.
But to grow up is to accept vulnerability.
Ama büyümek savunmasızlığı kabullenmektir.
Could be they realized that being on the grid was a vulnerability.
Elektrik şebekesinde olmanın zayıflık olduğunu fark etmiş olabilirler.
And Lucifer saw vulnerability, and he… he exploited it.
Lucifer de bu zafiyeti gördü ve sömürdü.
His selection criteria is simply availability and vulnerability.
Kurban kriteri basitçe uygunluk ve savunmasızlık.
He exploited it. And Lucifer saw vulnerability, and he.
Lucifer de bu zafiyeti gördü ve sömürdü.
Emotional vulnerability, fear of imminent death, vampire attacks.
Duygusal zayıflık, ölüm korkusu, vampir saldırıları.
When you discovered that security vulnerability and told me about it. You saved the application.
Bu güvenlik açığını fark edip bana anlatarak uygulamayı kurtardın.
Results: 181, Time: 0.0811

Top dictionary queries

English - Turkish