WILL BE OPEN in Turkish translation

[wil biː 'əʊpən]
[wil biː 'əʊpən]
açık olacak
will be open
will be clear
open
clear
gonna be open
gonna be clear
will be suggestible
is
it's going to be open
açılacak
will open
shall be opened
will
gonna open
are going to open
açılır
opens
when
popup
pop-up
drop-down
methοught
açılmış olacak
öyle yapalım gerçekten rebeccanın buna açık olacağını

Examples of using Will be open in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This particular one will be open for him.
Özellikle bu kapıyı açık bulmalı.
If you truly think Rebecca will be open to it, let's… let's do it.
Gerçekten Rebeccanın buna açık olacağını düşünüyorsan öyle yapalım.
Just promise me you will be open.
Açık olacağına söz ver.
If you need an excuse… There's a bakery on the corner that will be open soon.
Bahane gerekiyorsa… azsonra açıIır. Köşede çörekçi var ve.
I don't think anywhere will be open.
Açık bir yer bulabileceğimizi sanmıyorum.
The restaurant will be open soon.
Restoranın açılışına çok az kaldı.
The store will be open tomorrow.
Dükkan yarın da açık olacak.
Tomorrow we will be open.
Yarın aç ığız.
And the gate between life and death will be open.
Ve o zaman yaşam ve ölümün de kapıları açılırmış.
I will be open again in the morning.
Sabaha dükkanı tekrar açacağım.
No shop will be open.
Hic bir dükkan acilmayacak.
The Tokyo Stock Exchange will be open as usual today.
Tokyo Borsası, bugün her zamanki gibi açık.
I fancy all doors will be open to me.
Bütün kapıların bana açık olacağını zannederim.
The tar pits will be open in five minutes.
Katran Çukurları beş dakika sonra açılacaktır.
Our chapter will be open to people of all races and creeds.
Bizim şubemiz bütün inançlardan ve ırklardan insanlara açık olacaktır.
So the commander's hatch will be open. It's dark out.
Bu yüzden komutanın kapağı açıktır. Dışarısı karanlık.
If you opt for reforms the doors of Europe will be open.
Reform yolunu seçerseniz, Avrupanın kapıları açılacaktır.
And the door will be open.
Gideceksiniz ve kapi açik olacak.
We have to assume the President's car will be open, unless it's raining.
Yağmur yağmadıkça, Başkanın aracının üstü açık olacak diye varsaymalıyız.
Soon, this sanctuary will be open to the public, so that everyone can enjoy the wonders of our bird Aviary,
Yakında, bu koruma alanı halka açık olacak. Böylece herkes kuşhanemizdeki harikaların,
Results: 125, Time: 0.0607

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish