YOUR SIGHT in Turkish translation

[jɔːr sait]
[jɔːr sait]
gözlerini
eye
look
eyeball
sight
ocular
iris
retinal
take
görüşünü
vision
see
meet
opinion
view
of sight
visual
visibility
talk
contact
görmenizi alıverir
gözün
eye
look
eyeball
sight
ocular
iris
retinal
take
nişan
engagement
aim
shot
betrothal
engaged
insignia

Examples of using Your sight in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Simon, stop! Your sight on stars♪.
Simon, yapma! Ama gözünü dikmişsen yıldızlara.
We have learned that you're losing your sight after a brain hemorrhage.
Bir beyin hemorajisinden sonra görme yeteneğini kaybetmek üzere olduğunu öğrendik.
So you lost your sight later?
Yani gözlerini sonradan kaybettin?
She never leaves your sight, understand?
Gözünün önünden ayırmayacaksın, anladın mı?
Your sight will come back in 24 hours.
Görme yeteneğiniz 24 saat içinde geri gelecek.
This will restore your sight Come.
Bu yeniden görmeni sağlayacak. Gel.
Leave your sight♪.
Ayrılmam gözünün önünden.
Your sight's going… You forget things.
Görme yeteneğin azalıyor… Bazı şeyleri unutuyorsun.
Your sight is a weakness.
Görüşün senin zayıflığın.
He never leaves your sight.
Gözünün önünden ayırma onu.
He will not leave your sight.
Gözünüzün önünden ayrılmayacak.
Today your sight is sharp.
Artık bugün görüş-gücün keskindir.
You lost your sight there… The man in the village,
Orada görüşünü kaybettin… Köydeki adam,
Say,"If God should take away your hearing and your sight and seal your hearts,
De ki:'' Düşündünüz mü hiç; eğer Allah sizin işitmenizi ve görmenizi alıverir ve kalplerinizi mühürlerse,
Just like you always said he would. I used to have a dream where Henry would give you back your sight.
Eskiden Henrynin sana her zaman söylediği gibi görüşünü geri… vereceği bir rüya görürdüm.
so your sight today is sharp.
artık gözün keskin bugün.
Today your sight is sharp.
artık gözün keskin bugün.
so your sight today is sharp.
bugün artık gözün keskindir'' dedi.
so your sight today is sharp.
artık gözün keskin bugün.
Ye did not seek to hide yourselves, lest your hearing, your sight, and your skins should bear witness against you!
Siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde şahitlik edeceğinden korkarak kötülükten sakınmıyordunuz!
Results: 65, Time: 0.0549

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish