BELIRTTI in English translation

said
söylemek
demek
söyler
deyin
dersem
mesela
stated
eyalet
devlet
hal
durum
ülke
hükümet
savcılık
noted
not
mektup
notayı
defteri
bağlamda
indicated
gösteriyor
işaret ediyor
gösterir
gösteren
olduğunu gösteriyor
belirtiyor
belirtisi
göstergesi
belirtti
gösterdiğine göre
expressed
ekspres
ifade
dile
adding
eklemek
ekler
kat
ilave
katarım
made it
olsun
yapalım
ol
daha
yap
yapın
başardık
edin
sağla
hale
mentioned
bahsetmek
söz
bahsediyor
bahsedersen
an
söyle
zikret
anmadır
belirtmeliyim
bile
reported
rapor
haber
ihbar
bildirmek
bildirin
şikayet
as
olarak
kadar
sanki
aynı
he specified

Examples of using Belirtti in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nereye götürüldüklerini bildiğini belirtti. Karen özgürlük savaşçılarından biriyle temasa geçtik.
They think they know where they were taken. The Karen Freedom Fighters say.
Uluslararası gözlemciler iki oylamanın da şeffaf olmadığını ve gerçek sonuçların yayımlanmadığını belirtti.
Observers state that both referendums were non-transparent and that the real results were not published.
Ve renkler hastalık mı normal mı belirtti.
And the colors indicate"disease" or"normal.
Cubitt ayrıca dördüncü sezonun'' hemen olacak bir iş'' olmadığını belirtti.
Cubitt added that the fourth series"isn't going to be straight away.
Tanık Park Joon Beom ifadesinde ısrarla kurban Lee Jin Seokun astımı olduğunu belirtti.
Witness Park Joon-beom overturned his testimony stating that Lee Jin-seok was an asthmatic.
Polis, Davisin talimatlara uymadığını ve silahına uzandığını belirtti.
With instructions and reached for a gun. Police say that Davis did not comply.
Adli tıp, cesedin taşındığını ve sonra atıldığını belirtti.
Forensics indicates the body was moved and then dumped.
İstihbarat bu sabah sekizde bir saldırı olabileceğini belirtti.
There was intelligence indicating the possibility of an attack at 8 o'clock this morning.
Tanık Park Joon Beom ifadesinde… ısrarla kurban Lee Jin Seokun astımı olduğunu belirtti.
Stating that Lee Jin-seok was an asthmatic. Witness Park Joon-beom overturned his testimony.
Kimse tutuklanmadı ancak… kaynaklar katilin yerel sakinlerden biri olabileceğini belirtti.
But sources say the killer may be a local citizen. No arrests have been made.
Rahatsız olduğunu belirtti, efendim.
He says he's unwell, sir.
Rahatsız olduğunu belirtti, efendim.
He says he is unwell, sir.
Göz kırparak mı belirtti? Ve bunu sana.
Blinking? And he indicated this to you by.
Göz kırparak mı belirtti? Ve bunu sana?
And he indicated this to you by… blinking?
Bir araba gördüğünü belirtti… Kocanızın arabasına benzer bir araba.
He says that he saw a car-- a car like your husband's.
Daha çok her ülkenin ayrı şekilde değerlendirileceğini belirtti.
Rather, he indicated, each country would be assessed separately.
Hükümet, alıcıların çoğunun yabancı yatırımcılar olmasını ümit ettiğini belirtti.
The government has expressed hope that most of the buyers would be foreign investors.
Sektörün 2007 yılında% 6nın üzerinde bir ortalama büyüme yaşayabileceğini belirtti.
The sector could see average growth of over 6% in 2007, it said.
Uzun zamandır geciken seçim reformlarının tamamlanması gerektiğini belirtti.
Long overdue electoral reforms must be completed, it said.
Şu anda televizyon kanalından tıbbi raporla izinde olduğunu belirtti.
He says he is currently on medical leave from the television station.
Results: 1778, Time: 0.0785

Top dictionary queries

Turkish - English