Examples of using Bilen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ve son soruyu doğru bilen takım'' The Ice Tigers!
O yüzden aranızda iyi fıkra bilen varsa şimdi tam zamanı.
Çünkü biz bu durumlarda nasıl davranacağımızı bilen insanlarız.
Bizim bildiklerimizi bilen bir avuç insan var.
Böyle bir şey olduğunu senden ve Kellyden başka bilen yoktur tabii.
Geminin ne kadar baskıya dayanabileceğini burada bilen yok.
Zell bu deponun şifresini bilen üç kişiden biri.
Kasanın şifresini senden başka bilen yok.
Çünkü her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilen Odur. 5,67; 52,48.
Joey Doyleu kimin öldürdüğüne dair bir şey bilen yok mu?
Tebrik ederim. Bunu bilen iki kişiden birisin.
Ama başka bilen yok.
Zell bu deponun şifresini bilen üç kişiden biri.
Ama başka bilen yok.
Beni bilen düşünceli olarak değil… daha çok dürüst biri olarak bilir.
Ayrıca ne yaptığını bilen tek kişi olarak da bilinir.
Önceki cinayetleri bilen belki de şahit olmuş biridir.
Nam-ı diğer ne yaptığını bilen tek kişi.
Hayalet tiplerden. Yerini veya nereden geldiğini bilen yok.
İsveççe bilen var mı?