BILGIYE in English translation

information
bilgi
istihbarat
enformasyon
knowledge
bilgi
bilen
bilir
bilmek
ilim
ilmiyle
ilmi
bilgelik
info
bilgi
ilgili
intel
bilgi
istihbarat
data
veri
bilgi
knowing
bilmek
haber
bilen
öğrenmek
biliyorum
bilirsin
tanıyorum
bilin
farkındayım
tanırım
intelligence
istihbarat
zekâ
bilgi
haberalma
akıl
zeki
input
veri
bilgi
girdi
giriş
girdiyi
fikirlerini
katkın
informed
haber
haberdar
bilgi
bildirmek
bilgilendir
söyle
bildirir
tip
bahşiş
tüyo
ihbar
ipucu
tavsiye
bilgi
haber
tiyo
ucu
bir ipucu vereyim

Examples of using Bilgiye in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
ETU bizimle alakalı seninle paylaştıklarından daha çok bilgiye sahip.
The ETU has more intel on us than they have shared with you.
Aşağıdaki tüneller hakkında ilk elden bilgiye ihtiyacımız var.
We need first-hand intelligence of the tunnels.
Onlara lazım olan hiçbir bilgiye erişimi yok.
She doesn't have any access to the intel they would need.
Birşeyler yapmadan önce çok daha fazla bilgiye ihtiyacımız var.
We would need a lot more intel before we proceed with anything.
Geçit olmadan, Dünya dışı bilgiye erişim olanağımız yok.
Without a Gate, we have no access to offworld intel.
Daha çok yardıma, daha çok bilgiye ihtiyacın olacak.
You're gonna need more help, you're gonna need more intel.
Dinle, şarjım bitmek üzere ve hızlıca bilgiye ihityacım var.
Listen, my phone is dying and I need some quick intel.
Daha çok yardıma, daha çok bilgiye ihtiyacın olacak.
You're gonna need more help, more intel.
Her türlü bilgiye ihtiyaç vardır.
INFORMATION OF ANY KIND.
Senin bilgiye ihtiyacın vardı.
YOU NEEDED INFORMATION;
Sadece sende olan bilgiye ihtiyacım var.
I NEED INFORMATION THAT ONLY YOU HAVE.
Bilgiye ihtiyacımız yok.
We don't need the knowing.
Ve diyorlar ki,'' Bilgiye ihtiyacımız yok.
And they says,"We don't need the knowing.
Ve diyorlar ki,'' Bilgiye ihtiyacımız yok.
They says,"we don't need the knowing.
Ve diyorlar ki,'' Bilgiye ihtiyacimiz yok.
And they says,"We don't need the knowing.
Bilgiye giden yol sonuçlarla doludur.
The path to knowledge is fraught with consequence.
Bilgiye sahib olanlarsa bugün diyecekler, gerçekten de horluk ve kötülük kafirlere.
Those endowed with knowledge will say:"Shame and evil surely are for unbelievers today.
Daha fazla bilgiye ihtiyacım var.
I need more information than that.
Burası Bilgiye Erişim.
This is Information Retrieval.
Burası Bilgiye Erişim, Bilgiyi Yayma değil.
This is Information Retrieval, not Information Dispersal.
Results: 2482, Time: 0.0386

Top dictionary queries

Turkish - English