Examples of using Bir ulusu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Legasovun, aşağılanmamayı kafaya takmış bir ulusu aşağılamasını teklif ediyorsun sen.
Gözetleme kulesinde bizi kurtaramayacak bir ulusu bekledikçe bekledik.
Herkesin geleceği sislidir. Bu mal satan bir tüccar için de böyledir bir ulusu yöneten Kral için de.
Gözetleme kulesinde bizi kurtaramayacak bir ulusu bekledikçe bekledik.
Bütün bir filoyu batırmamı izleyecekler bir servet elde edip bir ulusu inşa etmemi.
Ufak, geri bir ulusu itaat ettirmeye uğraşırken her hafta 1000 sivili ağır yaralaması
Ufak, geri bir ulusu itaat ettirmeye uğraşırken her hafta 1000 sivili ağır yaralaması
Orsiniler sizi bozguna uğratmışlardı. Sonra da Papalık Muhafızları kaçmıştı. Bir ulusu iyi bir şekilde yönetebileceğinize dair pek alamet yok.
artık eskide kalmış ve bir ulusu ileriye götüren şeyler, teknoloji ve yenilikçilik olmalıymış.
Milyon nüfuslu bir ulusta, demokrasiyi sağlamak gürültülü.
Bir ulusumuz yok.
Almanya aşırı derecede mağrur bir ulustur. Teşekkürler beyler.
çok ticari bir uluslar.
Türkler çok arkadaş canlısı bir ulustur.
Almanya aşırı derecede mağrur bir ulustur.
Böylesi ideallerle bir ulus ilerleyemez.
O halde hiç bir ulus için savaşmıyorsunuz?
Bir ulus liderinin kabalaştığını duymak ister misin?
Stalinin sarsılmaz bir ulus sevgisi vardı.
