Examples of using Dersen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama arkadaşlarıma işe yaramaz dersen seni asla bağışlamam!
Sana cidden çok kızacağım. Bir daha kendine yaşlı dersen.
Ne dersen de. Dün öfkeden köpürüyordu.
İleride birine Oppa dersen beni aldattığını varsayacağım.
Ama kimin selobantı tutacak dersen, paramı sana yatırırım.
Nasıl dersen de, ukala, fakat önümüzdeki birkaç ay.
Şimdi, bana olmaz dersen senin yerine karar alırım.
Adına ne dersen de. İkimizin şu ana gelmesine bir şey sebep oldu.
Bunu bir daha dersen, seni ısırırım!
Sen ne dersen inanırım ben.
Tamam ya dersen ki- afedersiniz.
Çöl Fırtınası dersen, Filipinli fahişelerle dolu eğlence gemilerimiz vardı.
Dersen sonra beni gör.
Hatalı birşey dersen, ibnetor herif,
Sen ne dersen de ben buna sikik bir yalan derim.
Ne dersen de, asıl mesele her zaman paradır.
Ne dersen de. Ama onlara söyleyince işinizi kaybedeceksiniz.
Mahkemede bir şey dersen bir fark yaratır mı?
David, şimdi öyle dersen, bana yardımcı olmuyorsun.
Hatalэ bir юey dersen, ibnetor herif, seni gцzьnden vururum.