EMRI in English translation

order
sipariş
emir
tarikat
düzeni
sırayla
düzenini
emret
ısmarla
warrant
emir
yetki
izni
izin
fermanını
command
komut
emir
merkez
kumanda
emrediyorum
buyruğu
kumandayı
commandment
emir
buyruğu
ayetlerine
decree
kararname
emir
kararı
hükmünü
takdiridir
ferman
karar
ilamı
edict
emri
fermanı
buyruğu
bir bildiri
writ
emri
yazmışım
ilam
orders
sipariş
emir
tarikat
düzeni
sırayla
düzenini
emret
ısmarla
ordered
sipariş
emir
tarikat
düzeni
sırayla
düzenini
emret
ısmarla
warrants
emir
yetki
izni
izin
fermanını
commandments
emir
buyruğu
ayetlerine
commands
komut
emir
merkez
kumanda
emrediyorum
buyruğu
kumandayı
ordering
sipariş
emir
tarikat
düzeni
sırayla
düzenini
emret
ısmarla

Examples of using Emri in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Polis şefimi öldürdüğünüz için elimde bir idam emri var!
I have a writ of execution here for the killing of my Chief of Police!
İnfaz emri değilmiş.
He wasn't ordering a hit.
Polislere bölgenin temizlenmesi emri verildi.
To clear out of the area. Police are being ordered.
Galaksinin yarısında bu adam için… yakalama emri var.
Across half the galaxy. This guy's got warrants out against him.
Baba Samin emri.
Commands father Sam.
Bir ekşi talihsizlik kitabı bana emri!
One writ with me in sour misfortune's book!
Bir gün içinde kaç emri çiğneyebiliriz? -Tamam?
Right. How many commandments can we break in one day?
Bu emri vererek size karşı geldiğimi düşünüyorsunuz?
So you think I defied you by ordering this?
Bana kilisenin… yakılması emri verildi… içindekilerle.
I was ordered to burn… down the church… with them inside it.
Onayınız gereken bir iki kraliyet emri de var.
And there are one or two urgent royal warrants that require your assent.
taktiksel prosedür emri içerir.
tactical procedural commands.
Tamam. Bir gün içinde kaç emri çiğneyebiliriz?
Right. How many commandments can we break in one day?
Bu yerin tarihsel değeri olmadığını söyleyen emri imzalamış.
He signed a writ saying this place had no historical value.
Burada tutuklama emri verecek tek kişi benim.
An arrest around here will be me.- The only person ordering.
Ve birçok eyalette tutuklanma emri var.
And there are warrants out in several states for his arrest.
Cadı ölmeli. Tanrının emri böyle.
The witch must die. God commands it.
Burada tutuklama emri verecek tek kişi benim.
The only person ordering an arrest around here will be me.
Dürüst Don emri.
They are Don Honesto's commands.
Collinslerin bebeğin velayetini alması için elimizde mahkeme emri var.
WE HAVE A COURT ORDER TO TAKE THE COLLINS BABY INTO CUSTODY.
Telsiz bağlantımız yok Emri alamayacaklardır.
WE HAVE NO RADIO CONTACT. THEY WON'T GET THE ORDER.
Results: 5753, Time: 0.0385

Top dictionary queries

Turkish - English