KOMPLO in English translation

conspiracy
komplo
teşebbüsten
tezgah
kumpas
plot
komplo
arsa
konu
suikast
hikâye
planı
entrikası
parsel
tuzaklarının
kurdu
frame
çerçeve
kare
iskeleti
diliminde
suçu
çerçeveleyin
komplo
kadraja
şasisi
tuzak
cabal
kabal
komplo
cabalın
kabalın
entrikanın
conspiring
komplo kuruyorlarsa
planlamalarına
komplo kurdu
birlik
scheme
şema
plan
entrika
dolap
düzeni
komplomun
projemi
düzenini
bir tuzak
conspiratorial
komplocu
suikast
conspiracies
komplo
teşebbüsten
tezgah
kumpas
plotting
komplo
arsa
konu
suikast
hikâye
planı
entrikası
parsel
tuzaklarının
kurdu
framed
çerçeve
kare
iskeleti
diliminde
suçu
çerçeveleyin
komplo
kadraja
şasisi
tuzak
plots
komplo
arsa
konu
suikast
hikâye
planı
entrikası
parsel
tuzaklarının
kurdu
conspired
komplo kuruyorlarsa
planlamalarına
komplo kurdu
birlik
conspire
komplo kuruyorlarsa
planlamalarına
komplo kurdu
birlik
plotted
komplo
arsa
konu
suikast
hikâye
planı
entrikası
parsel
tuzaklarının
kurdu

Examples of using Komplo in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tuhaf değil mi? Komplo.
Isn't that weird? Conspiring.
Özür dilerim, Fred.'' Komplo'' dediğine yemin edebilirim.
I could have sworn you said"scheme.
Komplo olduğunu söyledi.
Says he was framed.
Silah şirketleriyle ilgili kaç komplo duyduğumu biliyor musunuz?
Do you know how many conspiracies I hear each year?
Ülkemize karşı komplo kuranlar var.
We know there are people plotting against our country.
Komplo, plan tasarısı, belki de bazı dünya karşıtı propaganda.
Plots, schemes, perhaps some anti-earth propaganda.
Bunu yapıyorlar dedim. Komplo.
Conspiring. That's what they're doing.
Anlaşma basitti. Hunta komplo kurmana yardım ediyorum.
The deal was simple. I help you frame Hunt.
Silah şirketleriyle ilgili kaç komplo duyduğumu biliyor musunuz?
Do you know how many conspiracies I hear regarding weapons companies?
Ülkemize karşı komplo kuranlar var.
There are people plotting against our country.
Yapma, her yerde komplo görüyorsun.
Come, you see plots everywhere.
Bu, komplo olduğunu ispatlar.
It proves you're being framed.
Max, her şeyde komplo görüyorsun. Sana yakışıyor.
Max, you see conspiracies in everything. it's a good name for you.
Bu şey komplo olmalı.
He must be plotting something.
Hayesi öldürdün. Sanguinista Hareketi ile ortaklaşa komplo kurup.
You killed Hayes conspired with known Sanguinistas to aid in Compton and Northman's escape.
Dinamit de civar bölgelerden çalınmış. Bu komplo İrlanda-Amerika kökenli, Bay Winters.
The plots are Irish-American, Mr Winters, the dynamite stolen from closer to home.
Kraliçeye komplo kuranlar var.
There are those that conspire against the Queen.
Max, her şeyde komplo görüyorsun. Sana yakışıyor.
It's a good name for you. Max, you see conspiracies in everything.
Ona komplo kurup öldüren bir ortağı olduğu anlamına gelmez.
It does not prove that he had a partner who framed and killed him.
Huzursuzluk, dedikodu, komplo.
The discontent, the gossip, the plotting.
Results: 1900, Time: 0.0373

Top dictionary queries

Turkish - English