CONSPIRED in Turkish translation

[kən'spaiəd]
[kən'spaiəd]
komplo kurdu
conspiracy
conspiring
to frame
birlik oldu
unity
is together
be unified
plan yaptığımızı
plan
make plans
like planning , do
scheming to make
komplo planlıyorlardı
suikastine
assassination
conspired
were assassinated
komplo kurmuş
conspiracy
conspiring
to frame
komplo kurdular
conspiracy
conspiring
to frame
gizlice anlaştınız
drenchen
conspired
kumpaslarıyla
conspiracy
framed
setup
plot
of calipers
was conspiring

Examples of using Conspired in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You and Shelby conspired to drug and blackmail your own candidate.
Sen ve Shelby kendi adayınıza uyuşturucu vermek ve şantaj yapmak için anlaşmıştınız.
A murder conspired by greed.
Cinayet, açgözlülükle planlanmış.
You killed Hayes conspired with known Sanguinistas to aid in Compton and Northman's escape.
Hayesi öldürdün. Sanguinista Hareketi ile ortaklaşa komplo kurup.
They say Park Kyu conspired with him to make Crown Prince Sohyun king.
Diyorlar ki Park Kyu, veliaht prensin kral olması için Williamla komplo peşindeymiş.
The world knows you and Khurram conspired to murder my father.
Dünya biliyor sen ve Khurram ın babamı öldürmek için plan kurduğunuzu.
Your tribe conspired with the humans to leave us there.
Kabilen, bizi orada bırakmak için insanlarla anlaştı.
Than the conspired coup? Don't you think they're hiding more.
Fazlasını saklamıyorlar mı? Sizce de darbe komplosundan.
To kill your own father. You have conspired with this woman.
Öz babanı öldürmek için… bu kadınla birlik oldun.
You have conspired with this woman to kill your own father.
Öz babanı öldürmek için… bu kadınla birlik oldun.
Madame de Clermont conspired against the king and she gave me the names of all those who shared her allegiance.
Madame de Clermont Krala karşı komplo kurdu. Ve bana birlikte çalıştığı herkesin ismini verdi.
Your Honors, my court-appointed lawyer conspired against me, and the county prosecutor just looked the other way.
Sayın yargıç, Benim için atanan avukat… bana komplo kurdu… ve davanın seyirinin değişmesine sebep oldu.
And she, and your father conspired with foreign criminals, and robbed one of my men during a routine inspection.
Ve rutin bir teftiş sırasında adamlarımdan birini soydular. Ayrıca kızın ve baban yabancı suçlularla birlik oldu.
These companies conspired to defraud numerous innocent people, not to mention the internal revenue service.
Bu şirketler çok sayıda masum insanı dolandırmak için komplo kurdu. Vergi Dairesinden bahsetmiyorum bile.
To swap Mike Ross for William Sutter.- What?- He's claiming we conspired.
Ne? Mike Rossın yerine William Sutterı yerleştirmek için… birlikte plan yaptığımızı iddia ediyor.
during a routine inspection. And she, and your father conspired with foreign criminals.
Ayrıca kızın ve baban yabancı suçlularla birlik oldu.
Our inquiries have led us to to assassinate the Home Secretary. who conspired in the security breaches necessary the probability of an inside man within the force.
Soruşturmamız bizi içeride… bir köstebek olabileceğine bu kişinin de İçişleri Bakanının… suikastine yol açan güvenlik ihlallerinden sorumlu olduğunu bize düşündürüyor.
You and your associate conspired with Harold Gunderson to file a lawsuit against your own clients.
Sen ve yardımcın kendi müvekkillerinize karşı dava açması için Harold Gunderson ile gizlice anlaştınız.
Our inquiries have led us to who conspired in the security breaches necessary the probability of an inside man within the force.
İçişleri Bakanının… suikastine yol açan güvenlik ihlallerinden sorumlu olduğunu bize düşündürüyor.
The probability of an inside man within the force Our inquiries have led us to who conspired in the security breaches necessary to assassinate the Home Secretary.
Soruşturmamız bizi içeride… bir köstebek olabileceğine bu kişinin de İçişleri Bakanının… suikastine yol açan güvenlik ihlallerinden sorumlu olduğunu bize düşündürüyor.
To file a lawsuit against your own clients. You and your associate conspired with Harold Gunderson.
Sen ve yardımcın kendi müvekkillerinize karşı… dava açması için Harold Gunderson ile gizlice anlaştınız.
Results: 92, Time: 0.0633

Top dictionary queries

English - Turkish