Examples of using Tarafa in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Terry, sağ tarafa.
Bir kız ve bir adamı, birlikte o tarafa koşarken gördüğünü söylüyor.
Toprağın derinlerine kök salmış… dalları yüksekte, her tarafa yayılırlar.
Veya iki tarafa da bakmadılar.
Hayır, Mr. Monk, bu tarafa eğik olması gerekir.
Bir silah sesi vardı, ve biz o tarafa koşuyorduk.
Okçular, okçular! Sol tarafa!
Arka tarafa gitmeliyim diye düşünüyorum, bakalım birilerine rastlayabilecek miyim.
Şuradaki araba da o tarafa gidiyor.
sol tarafa!
Senin sorunun iki tarafa da hizmet etmeye çalışmak.
Birinci müfreze. sol tarafa! Gidelim!
Birkaç dakika önce, o tarafa bakıyordum.
Annem her zaman;'' Karşıya geçerken iki tarafa da bak'' der.
sol tarafa!
Californiaya götürür. Şu tarafa dönersen.
Karşıya geçerken iki tarafa da bakmalısın.
sol tarafa!
Yıkıp çocuk odasını bu tarafa yapabiliriz.
Her zaman iki tarafa da bak.