TEMELLI in English translation

for good
iyi için
ebediyen
temelli
için güzel
yarar
hayır istemekten/hayır için
iyi erkeklere iyi erkekler de iyi kadınlara mahsustur
based
taban
temel
merkez
baz
aşama
esas
üssü
tabanı
üsten
kitlesi
permanently
sürekli
tamamen
kalıcı olarak
temelli
sonsuza dek
daimi olarak
geçici olarak
on the basis
dayanarak
temelinde
bazında
dayanılarak
olarak
esas alınarak
dayalı olarak
esasına dayanmasını
bir zeminle
basic
temel
basit
base
taban
temel
merkez
baz
aşama
esas
üssü
tabanı
üsten
kitlesi
fundamentally
esasen
aslında
tamamen
temelde
özünde
esasında
kökünden
sürmekten
asıl olarak

Examples of using Temelli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Burada temelli kalacağı hakkında konuşmamıştık!
There was no talk about her being permanent.
Kendisi temelli gitmiştir!
He will be gone permanent!
Seni vuran adam… hayatını temelli değiştirdi, değil mi?
He changed your life forever, right? The man who shot you?
Onu temelli olarak öldürmek için Ölüm Totemine ihtiyacımız var.
We need death to kill him once and for all.
Temelli değil. Tebrikler.
Not permanent. Congratulations.
Temelli değil. Tebrikler.
Congratulations. Not permanent.
Hankin işine temelli son vermek için uğraşıyoruz çocuklar.
Guys, we're working on stopping Hank for good.
Sunnydale Lisesi temelli kapanırsa, otomatikman mezun mu oluyoruz?
Do we automatically graduate? If sunnydale high school shuts down forever.
Temelli taşınmadan önce düzeltilmesi gereken milyonlarca detay var.
There's a million details to figure out before we can move in permanently.
Temelli taşınmadan önce… düzeltilmesi gereken milyonlarca detay var.
Before we can move in permanently. there's a million details to figure out.
Temelli çıkmaya hazır değilim. Sadece birbirimizin hayatından.
I'm just not ready for us to be out of each other's lives forever.
Temelli değil, öyle değil mi?
It's not permanent, is it?
Temelli gittin sanmıştım ama sonra iyileştin.
But then you got better. I thought you were gone forever.
Belki burada temelli kalmanızı konuşabiliriz.
Maybe we can talk about you staying on permanent.
Temelli kalmayı planlıyorum.
And I plan to stay.
Elektrik temelli bu olguyu doğada görebilirsiniz.
It's based on an electrical phenomenon found throughout nature.
Belki öğretmenliği temelli bırakıp romanımı bitiririm.
Maybe I will just chuck teaching altogether and finish my novel.
Samuel güçlü kahvaltıları temelli bırakıp bir sağlık fanatiği oldu.
Samuel gave up fried breakfasts for good and became a health fanatic.
Bu ülke temelli yön değiştirmediği sürece yani.
Unless this country radically changes direction.
Ruh, tutku ve acı temelli müziği seviyorum.
I like music in which soul, passion and pain are central.
Results: 672, Time: 0.0402

Top dictionary queries

Turkish - English