VEFAT in English translation

death
ölüm
ölümüne
ölmek
ölümü
ölene
died
ölür
ölüyor
ölecek
ölmez
ölmesine
ölümünü
geber
ölen
ölün
ölünce
passed away
ölmesine
vefat
akıp
away
uzak
çekip
hemen
uzaktan
ayrı
uzaklaş
gitti
kaldı
buradan
bir kenara
demise
ölümüne
ölümünü
ölümü
vefatından
sonumuzu
öldüğü
die
ölür
ölüyor
ölecek
ölmez
ölmesine
ölümünü
geber
ölen
ölün
ölünce
obituary
ölüm ilanı
vefat
guffawing

Examples of using Vefat in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Karım vefat etti ve telefonu sende.
My wife's dead and you have her phone.
Mucit vefat etti ve kayıtları ortadan kayboldu.
The inventor has since died and his records disappeared.
Benimkiler vefat etti.
Mine have passed on.
Sam, Don vefat edene kadar sen büyük film yapmıyordun.
Sam, you weren't doing epics until Don passed.
Vefat çanı bu dağlarda çok iyi yankılanır.
The passing bell echoes right clear in these mountains.
Onu bulursanız annesinin vefat ettiğini söyler misiniz?
If you find her, you mind telling her her ma passed on?
O vefat edince babama kalmış,
When he died it passed to my father. Then my brother
Kocası her erkek gibi vefat nedeniyle teselli edilemez durumda.
Husband inconsolable, as would any man brought to such a pass.
Babam vefat edince bana kaldı.
I inherited it from my father when he passed.
Vefat edeli iki yıl oldu.
It's two years since he passed on.
Vefat edinceye kadar.
Until she passed.
Annen vefat edeli 10 yıl oldu.
It's been 10 years since your mother passed on.
Baba,'' vefat'' ı yanlış yazdırmışsın.
Dad, you spelled"passed" wrong.
Bu vefat da dayanağım.
This loss is my foundation.
Bu yüzden o vefat edene dek yanıbaşındaydım.
So I was beside her until she passed away.
Lewis çalışmalarını 1970te vefat edene kadar sürdürdü.
Lewis continued her research until she died in 1970.
Annenin vefat haberini duymak çok üzücü, Maggie.
Awful to hear of your mother's passing, Maggie.
Vefat dahil.
Including five dead.
Çocuklarım vefat etti ama seni de kendi çocuğum gibi görüyorum.
As though you were my own. My children have passed, and I care for you.
Annem vefat edince buraya taşındık.
We moved here when my mum passed.
Results: 316, Time: 0.0387

Top dictionary queries

Turkish - English