A BRIEF STATEMENT in Turkish translation

[ə briːf 'steitmənt]
[ə briːf 'steitmənt]
kısa bir açıklamam
kısa bir açıklaması olacak

Examples of using A brief statement in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It issued a brief statement saying it had been contracted in April 2007"to demilitarise small calibre ammunition" but that the project ended in December.
Şirket Nisan 2007de'' küçük kalibreli mühimmatın demilitarizasyonu'' için sözleşme yaptığını ancak projenin Aralık ayında sona erdiğini belirten kısa bir açıklama yaptı.
I have a brief statement.
I have a brief statement.
Kısa bir açıklamam olacak.
This will be a brief statement.
Kısa bir açıklama yapacağız.
I will give a brief statement.
Kısa bir açıklama yapacağım.
I have prepared a brief statement.
Kısa bir açıklama yapacağım.
The president will make a brief statement.
Başkan kısa bir açıklama yapacak.
I have a brief statement to make.
Sonra kısa bir açıklamam yapacağım.
Minister Poulson's gonna make a brief statement.
Bakan Poulson kısa bir açıklama yapacak.
She would like to make a brief statement.
Kısa bir açıklama yapmak istiyor.
I'm just gonna make a brief statement.
Kısa bir açıklama yapacağım.
He even offered to write me a brief statement.
Hatta benim için kısa bir açıklama yazmayı bile teklif etti.
Ms. Fernandez would like to make a brief statement.
Bayan Fernandez bir açıklama yapmak istiyor.
The Alderman would like to make a brief statement.
Meclis Üyesi açıklama yapmak istiyor.
This will be a brief statement and I will not be taking questions.
Bu kısa bir demeç olacak ve soru kabul etmeyeceğim.
Today Vaclav Havel has left us," she said in a brief statement.
Tancevova yaptığı kısa açıklamada,'' Bugün, Vaclav Havel aramızdan ayrıldı,'' dedi.
The minister will make a brief statement but questions will not be taken.
Bakanımız kısa bir açıklama yapacak ancak soru almayacağız.
The media relation liaison made Officer Ganner available earlier for a brief statement.
Medya ilişkileri Memur Gannerı kısa bir açıklama için hazırda bulundurdu.
I have a brief statement to make and then I will take your questions.
Önce bir açıklama yapacağım, sonra sorularınızı alacağım.
I have a brief statement and I will not be taking any questions at this time.
Kısa bir açıklama yapacağım ve bu sırada soru almayacağım.
Results: 126, Time: 0.0449

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish