A SHIELD in Turkish translation

[ə ʃiːld]
[ə ʃiːld]
kalkan
shield
halibut
turbot
siper
cover
trench
foxhole
shield
shelter
took
the parapet
a bulwark
we will entrench
kalkanı
shield
halibut
turbot
kalkanım
shield
halibut
turbot
kalkana
shield
halibut
turbot
SHIELD

Examples of using A shield in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
How quaint. And a shield.
Pek tuhaf. Kalkanınız.
Guys, let's make a shield and push it back!
Hadi millet, kalkan yapıp geri itiyoruz!
He used the power lines as a shield while he removed the tracker.
İzleyiciyi çıkartırken, elektrik direklerini kalkan olarak kullandığını sanıyoruz.
Eri told me once that before exposing yourself you should get a shield.
Eri kendisinin böyle bir kalkanı olduğunu, bana ilk defa anlatıyordu.
Once, we even had to use the body of a friend as a shield.
Bir keresinde bir dostumuzun cesedini kalkan olarak bile kullandık.
I need a shield.
Bir kalkana ihtiyacım var.
I offer a shield for the children of the righteous.
Ben çocuklarınızın korunması için… adil bir teklif sunuyorum.
Hey, he's got a shield. he's one of us.
Hey, onun bir kalkanı var. O, bizden biri.
All this work for a shield?
Tüm bu çalışma bir kalkan için miydi?
You want to see a shield?
Rozet mi görmek istiyorsun?
Using your own body as a shield.
Vücudunu bir kalkan olarak kullandın.
A shield.- Okay.
Bir kalkan gibi hizmet edeceğim.
He's wearing a shield as a sigil.
Sigil gibi bir koruma giyiyor.
I thought it would be cool if the Director of S.H.I.E.L.D. had a shield.
D direktörünün bir kalkanı olursa havalı olur diye düşündüm.
He also carries a shield.
Aynı zamanda bir Shield ajanıdır.
I should carry a shield?
Kalkan mı taşımalıyım?
Got a shield agent captured.
Yakalanmış bir SHIELD ajanı var.
They make a shield of their oaths, and bar from the way of Allah.
Yeminlerini bir siper edinip Allahın yolundan alıkoydular.
He's got a shield.
Onun bir kalkanı var.
I can get you a shield tomorrow.
Armanı sana yarın takabilirim.
Results: 363, Time: 0.0529

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish