A TIME LIMIT in Turkish translation

[ə taim 'limit]
[ə taim 'limit]
bir zaman sınırı
bir zaman limiti
süreniz sınırlı

Examples of using A time limit in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So there's a time limit?
Zaman sınırı mı var?
How nice would it be if there was a time limit on fighting, huh?
Kavgalarda bir zaman sınırlaması olsaydı ne güzel olurdu, değil mi?
You have a time limit.
Zaman sınırın var.
You didn't give me a time limit, Doug.
Bana zaman limiti koymadın, Doug.
I have got a time limit.
Benim bir zaman kısıtım var ama.
So, there's a time limit?
Yani zaman limiti var?
Isn't there a time limit?
Burada bir zaman limiti yok mu?
Bit soon? I didn't know there was a time limit.
Zaman sınırı olduğunu bilmiyordum. Biraz erken değil mi?
I didn't know there was a time limit. Bit soon?
Zaman sınırı olduğunu bilmiyordum. Biraz erken değil mi?
You didn't specify a time limit. Bring it in, bitches!
Zaman sınırı koymamıştınız. Getirin sürtükler!
Bring it in, bitches! You didn't specify a time limit.
Zaman sınırı koymamıştınız. Getirin sürtükler!
There is a time limit, you have two minutes remaining.
Zaman limiti var, 2 dakikanız kaldı.
Third, you add to the proposition a time limit.
Üçüncüsü, talebinize bir de süre sınırı ekliyorsunuz.
This game has a time limit.
Bu oyunda zaman sınırı var!
There's a time limit.
Bir zaman sınırı var.
Shall we set a time limit?
Zaman kısıtı koyalım mı?
It has a time limit.
Zaman sınırı var.
But, all things have a time limit.
Ama, her şeyde zaman sınırı vardır.
No.- I hate to put a rush on this, but there is a time limit.
Hayır, Aceleye getirmek istemem, fakat zaman sınırın var.
And there's a time limit. Well, something bad's gonna happen.
Kötü bir şey olacak ve zaman sınırı da var.
Results: 57, Time: 0.044

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish