ACCIDENT in Turkish translation

['æksidənt]
['æksidənt]
kazara
accidentally
by accident
by mistake
inadvertently
tesadüf
coincidence
accident
coincidentally
random
chance
yanlışlıkla
accidentally
by mistake
by accident
mistakenly
inadvertently
falsely
wrongly
wrongfully
incorrectly
bir rastlantı
coincidence
accident
's random
by chance
a fluke
kaza
goose
dig
a-laying
kazası
accident
crash
incident
kazadan
accident
crash
incident
kazayı
accident
crash
incident
kazayla
accident
crash
incident
kazaydı
goose
dig
a-laying
kazaymış
goose
dig
a-laying
kazadır
goose
dig
a-laying

Examples of using Accident in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's a miracle.- A great place for an accident.
Bir rastlantı için iyi yer.- Bir mucize.
I am so sorry I lied. Well, it was an accident.
Yanlışlıkla oldu. Yalan söylediğim için çok özür dilerim.
I suddenly realized that everything in my life was not an accident.
Aniden hayatımdaki her şeyin bir tesadüf olmadığını fark ettim.
One fall is an accident, three an epidemic.
Bir kez düşmek kazadır da, üç olunca beyinsizlik oluyor.
This thing doesn't look like an accident, it looks like… it's on purpose.
Bu şey kazaymış gibi görünmüyor. Kasıtlı gibi gözüküyor.
I'm sorry. An accident, sir. I didn't see.
Kazaydı efendim.- Üzgünüm. Görmedim.
So what does your accident have anything to do with us?
O zaman senin kazayla bizim ne alakamız var?
That's not an accident.
Bu bir rastlantı değil.
It was an accident. I am so sorry I lied.
Yanlışlıkla oldu. Yalan söylediğim için çok özür dilerim.
It wasn't any accident I sent Walter with you the first time.
İlk seferinde Walterı sizinle yollamam tesadüf değildi.
I would like the Red Cross to see the whole camp. An accident.
Kazaymış. Kızıl Haç tüm kampı kontrol edecek.
I'm sorry. An accident, sir. I didn't see.
Kazaydı efendim. Görmedim.- Üzgünüm.
Bull's gonna see this and flip his lid. It was an accident.
Kazayla oldu. Memurlar bunu görecek ve kiçimi tekmeleyecekler.
An accident? It was probably an accident?.
Muhtemelen kazadır.- Kaza mı?
Of Mohammad Reza. I took by accident the book with the homework.
Yanlışlıkla Muhammed Rızanın… ödevini yaptığı defteri aldım.
meeting you in Africa wasn't an accident.
Ama Afrikada karşılaşmamız tesadüf değildi.
Right, so it's no accident that the thieves hit today?
Tamam, o halde hırsızların bugün saldırması bir rastlantı değildi?
An accident. I would like the Red Cross to see the whole camp.
Kazaymış. Kızıl Haç tüm kampı kontrol edecek.
An accident, sir.- I'm sorry. I didn't see.
Kazaydı efendim.- Üzgünüm. Görmedim.
Infinity, it was an accident. Nana, don't.
Infinity, kazayla oldu. Nine, yapma.
Results: 11294, Time: 0.0641

Top dictionary queries

English - Turkish