ADEN in Turkish translation

aden
of eden
adeni
adeni
of eden
adeni
adene
of eden
adeni
adenin
of eden
adeni

Examples of using Aden in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Beginning on 17 August 2009, NATO deployed warships in an operation to protect maritime traffic in the Gulf of Aden and the Indian Ocean from Somali pirates, and help strengthen the navies
Okyanus Kalkanı Harekâtı 17 Ağustos 2009da NATO, Aden Körfezi ve Hint Okyanusunun deniz trafiğini Somalili korsanlardan korumak
money, and afterwards continue from there to Sheikh'Uthman and'Aden, to the camp Hashid-and from there they would wait their turn for the airplane to the Land.
ardından Haşid kampının bulunduğı Şeyh Osman ve Adene giderlerdi- ve orada topraka gitmek için uçağa binme sıralarını beklerlerdi.
The prayers and liturgies composed by the Babylonian sages, such as the"Hosha'not" for Sukkoth, which is contained in Saadia Gaon's prayer book, were adopted by the Aden Jews and have been retained by them ever since.
Babil bilgeleri tarafından tasaralanan ve Saadia Gaonun dua kitabında yer alan Sukot için'' Hoşanot'' gibi dua ve ayinler Aden Yahudileri tarafından benimsenmiş ve bugüne kadar geleneklerinin bir parçası olarak gelmiştir.
There is also massive destruction in the southern port city Aden, where the Houthis have been pushing their response,
Aynı zamanda güneyde bulunan liman şehri Adende de büyük bir yıkım sürmekte, Yemenin eski başkanı
Aden Adde International Airport(Somali: Garoonka Caalamiga Ee Aadan Cadde, Arabic: مطار آدم عدي الدولي‎)(IATA: MGQ, ICAO: HCMM), Aden Abdulle International Airport,
Aden Adde Uluslararası Havalimanı,( Somalice: Garoonka Caalamiga Ee Aadan Cadde, Arapça: مطار آدم عدي الدولي)( IATA: MGQ, ICAO: HCMM) Aden Abdulle Uluslararası Havalimanı
Cinematographer DMITRI FELDMAN Production designer VICTOR ADEN.
Görüntü yönetmeni DMITRİ FELDMAN yapım VİCTOR ADEN.
Aden is ready.
Aden hazır.
Gulf of Aden.
Aden Körfezi.
Call me Aden.
Bana Aden de.
Aden knows things.
Aden bunları biliyor.
Cell Aden Arabia.
Aden Arabistan Hücresi olsun o zaman.
The Gulf of Aden.
Aden Körfezi.
Aden spoke with him.
Aden onunla konuştu.
So Aden confronts Braddock.
Yani Aden babasıyla yüzleşti.
Looking for Aden Braddock?
Aden Braddock nerede?
Aden stands accus ed.
Burada hazır bulunan Aden suçlandı.
The Aden caravan has arrived.
Aden kafilesi geldi.
Dr. Aden supplied the paralytic.
Dr. Aden felç olmasını sağlamış.
The Aden caravan has arrived.
Aden kervanı ulaştı.
Aden… where East meets West.
Aden… doğunun ve batının buluştuğu yer.
Results: 172, Time: 0.0408

Top dictionary queries

English - Turkish