ALL CASES in Turkish translation

[ɔːl 'keisiz]
[ɔːl 'keisiz]
her olayda
every event
every incident
every case
every circumstance
bütün davaları
whole case
entire case
the entire trial
tüm davaları
whole case
entire case
tüm vakalar
all the case
her durumda
every situation
every occasion
every case
every contingency
every circumstance
bütün davalar
whole case
entire case
the entire trial
bütün bu durumlarda
this whole situation
this entire situation
bütün dosyalara
whole file
to all files
her vaka
every case

Examples of using All cases in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ma'am, we have looked right back over all cases Tim was involved in, convictions that hinged on forensic evidence where maybe the offender held a grudge.
Hanımefendi, Timin dahil olduğu tüm vakalara baktık, eski mahkumların kin güdebileceği… adli tıp kanıtlarını inceledik.
All cases were stated to have had history of travel to Italy or been in contact with someone who had.
Tüm vakaların İtalyaya seyahat öyküsü olduğu veya hasta biriyle temas halinde olduğu belirtildi.
These avoid loop formation in all cases, but suffer from increased complexity,
Bunlar tüm durumlarda döngü oluşmasını önler fakat artan karmaşıklıklara göz yumulur,
More reports just in confirm that in all cases the attackers seem slow and shambolic… I'm gonna shut the front door.
Ön kapıyı kapatacağım. saldırganların kötü olduklarını doğruluyor… Az önce aldığımız bilgiler tüm olaylarda.
in Turkey," Amnesty said, urging authorities to"terminate all cases pending under the article, and for the article itself to be abolished in its entirety.
ilgili makamları'' madde kapsamında bekleyen bütün davaları düşürmeye ve maddenin kendisini de tamamen kaldırmaya'' çağırdı.
In almost all cases.
Neredeyse tüm olaylarda.
All cases are connected.
Davalar birbiriyle bağlantılı.
A Case to end all cases.
Tüm davaları bitirecek bir dava.
Articles exist for almost all cases.
Yazılarının hemen hemen tümü hakkında ceza davaları açıldı.
A Case to end all cases.
Bütün olayları bitiren bir olay.
Are you this sloppy on all cases?
Bütün davalarda bu kadar özensiz misin?
These are all cases involving… The Hood.
Bunlarin hepsi Baslikliyi ilgilendiren vakalar.
All cases go back to Allah for judgment.
Halbuki bütün işler Allaha döndürülüp götürülür.
All cases go back to Allah for judgment.
Bütün işler yalnızca Allaha döndürülür.
In this case all cases are same, sir.
Bu durum da diğer durumlar gibi, efendim.
In nearly all cases, the victim suffers permanent short-term amnesia.
Hemen hemen bütün vakalarda kısa dönem hafıza kaybı görülür.
In almost all cases, it's occurred in right-brain-damaged patients.
Neredeyse bütün vakalarda hastaların beyninin sağ kısmının zarar gördüğü tespit edilmiş.
Of all cases 4 were pediatric,
Tüm olguların 4ü pediatrik,
Cases that will turn the country upside down. They're all cases.
Bütün dosyalar. Ülkeyi tepetaklak edecek davalar.
You are appointed judge… between soldier and peasant for all cases.
Köylüler ve askerler arasındaki tüm anlaşmazlıklara bakacaksın.
Results: 5225, Time: 0.0621

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish