APPREHENSION in Turkish translation

[ˌæpri'henʃn]
[ˌæpri'henʃn]
endişe
worry
concern
anxiety
fear
anxious
apprehension
fraught
nervous
disquieting
yakalanmasındaki
collar
lapel
neckline
i got
close
neck-hole
tutuklanmasıyla
arrested
bust
the remand
tutukladım
arrest
apprehend
bust
to detain
kaygıya
anxiety
concern
worrying
anxious
yakalanması
collar
lapel
neckline
i got
close
neck-hole
tutuklanması
arrested
bust
the remand

Examples of using Apprehension in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Did they ever show any sign of apprehension?
Daha önce herhangi bir kaygı belirtisi gösterdiler mi?
Lead to any apprehension of Sandstorm operatives?
Herhangi bir endişeye yol açtı mı?
Did the discovery of Nigel's identity lead to any apprehension of Sandstorm operatives?
Herhangi bir endişeye yol açtı mı? Nigelin kimliğinin keşfi Sandstorm operatörlerinde?
There's cause for apprehension.
Endişelenmek için sebep var!
Maybe some apprehension.
Belki biraz tedirginlik duyduğunu.
I experienced panic… and apprehension.
Panikledim ve korktum.
That the crime spree of Bonnie and Clyde… Would you care to comment on your role in the apprehension of Bonnie and Clyde? Edgar Hoover has issued a formal announcement.
Edgar Hooverın yayımladığı Bonnie ve Clydeın yakalanmasındaki rolünüz hakkında yorum yapar mısınız? resmî bildiriyle Bonnie ve Clydeın işlediği suçların.
Would you care to comment on your role in the apprehension of Bonnie and Clyde? has issued a
Edgar Hooverın yayımladığı Bonnie ve Clydeın yakalanmasındaki rolünüz hakkında yorum yapar mısınız?
And I knew from my friends that there was apprehension and fear about what was going on, because we did not have a suspect.
Ve arkadaşlarımdan biliyorum ki olan bitenler konusunda korku ve endişe vardı çünkü bir şüphelimiz yoktu.
Would you care to comment on your role in the apprehension of Bonnie and Clyde? has issued a
Edgar Hooverın yayımladığı Bonnie ve Clydeın yakalanmasındaki rolünüz hakkında yorum yapar mısınız?
For information leading to the apprehension of the robbers. The museum has offered a 100 thousand euro reward.
Müze, hırsızların yakalanması için bilgi vereceklere… tam 100 bin Euro ödül vereceğini duyurdu.
Care to comment on your role in the apprehension of Bonnie and Clyde? that the crime spree of Bonnie
Edgar Hooverın yayımladığı Bonnie ve Clydeın yakalanmasındaki rolünüz hakkında yorum yapar mısınız?
The apprehension of Richard Tyler is a huge win for us, a reminder to everyone that the rule of law still prevails in this country.
Yürürlükte olduğunu herkese hatırlatıcı bir şey. bu ülkede kanunun hala Richard Tylerın tutuklanması hepimiz için büyük bir galibiyet.
And then following your apprehension, we download everything on these goofy little computers, and we find out that you are indeed a world-class cyber thief?
Seni tutukladıktan sonra acayip bilgisayarlarından her şeyi indirip senin kesinlikle Dünya çapında bir siber korsan olduğunu öğrendiğimizi mi?
SE Times: Why don't you put stronger pressure on Republika Srpska(RS) politicians to take concrete public steps towards the apprehension of Karadzic?
SE Times: Sırp Cumhuriyeti( SC) siyasilerine Karadziçin yakalanmasına yönelik daha resmi adımlar atmaları için niçin daha fazla baskı uygulamıyorsunuz?
By discharging one or more eggs in our direction. These suspects then attempted to evade apprehension.
Şüpheliler tutuklamadan kaçmaya çalıştı. Bir veya daha fazla yumurtayı bizim yöne doğru atarak.
When it comes to avoiding apprehension. All of the assassins you know about share one common disadvantage.
Bildiğiniz tüm suikastçıların… yakalanmaktan kaçma konusunda… bir dezavantajları var.
I'm glad I did it, despite my apprehension and lack of practice. I'm pleased to see.
Kaygılarıma ve tecrübesizliğime rağmen… arkadaşlarımı gördüğüme mutluyum. Bittiğine seviniyorum.
the Mexican authorities made an official announcement confirming the apprehension of this notorious drug lord.
Meksikalı yetkililer ünlü uyuşturucu baronunun yakalanışını doğrulayan resmi bir duyuruda bulundu.
it will sow all manner of mistrust and apprehension amongst my colleagues.
bu meslektaşlarımın aklına güvensizlik ve kaygı tohumları ekecektir.
Results: 64, Time: 0.0645

Top dictionary queries

English - Turkish