ARE WEAK in Turkish translation

[ɑːr wiːk]
[ɑːr wiːk]
zayıf
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
güçsüz
power
strength
force
difficult
zayıflamış
to lose weight
to be thin
skinny
aciz
escape
weak
humblest
frustrate
helpless
incapable
yetersiz olduğunu
zayıfsın
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
zayıftır
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
zayıfız
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
güçsüzsün
power
strength
force
difficult
güçsüzüz
power
strength
force
difficult

Examples of using Are weak in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Men are weak. Because why?
Erkekler zayıftır Neden? Çünkü?
In the process they lose their bodies and as spirits they are weak and vulnerable.
Geçiş sırasında vücutlarını kaybederler ve ruh olarak da güçsüz ve savunmasızdırlar.
You are weak. Would you like a new bird?
Zayıfsın. Yeni bir kuş ister misin?
You have no muscle. You're weak.
Güçsüzsün. Hiç kasın yok.
All right, we have barely eaten. We're weak.
Zayıfız. Pekala, zar zor yedik.
Men are weak. Because why?
Çünkü erkekler zayıftır. Neden mi?
We are weak and yield to death.
Biz güçsüzüz ve ölüme boyun eğdik.
No. You are weak.
Sen zayıfsın. Hayır.
I'm-- I'm fine.-You're weak.
Güçsüzsün. -Ben iyiyim.
We, drug addicts are weak, and that's why we deserve to die.
Biz bağımlılar zayıfız, bu yüzden ölmeyi hak ediyoruz.
Separately we're weak.
Ayrı ayrı güçsüzüz.
Sebaceans are weak.
Sebasyalılar zayıftır.
The king thinks we are weak.
Kral zayıfız sanıyor bizi.
You are weak. You have forgotten who you were..
Zayıfsın. Önceden kim olduğunu unutmuşsun.
You are weak. Ohma Tokita.
Sen güçsüzsün. Ohma Tokita.
That's okay. We humans are weak.
Bu demektir ki biz insanlar güçsüzüz.
People who are sweet are kind, and people who are kind are weak.
Tatlı olan insanlar iyidir ve iyiler zayıftır.
Yeah, I-I guess so. Hiccup, you are weak and fear dragons.
Hiccup, zayıfsın ve ejderhalardan korkuyorsun.- Evet, sanırım.
Individually, we are weak like a single twig.
Bireysel olarak zayıfız. Bu tek dal gibi.
You are weak, and I am hungry. But, how, Courtney?
Sen güçsüzsün ben de açım. Nasıl, Courtney?
Results: 816, Time: 0.0467

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish