ATTAIN in Turkish translation

[ə'tein]
[ə'tein]
ulaşmak
to reach
to get
to access
to achieve
to attain
to arrive
elde
hand
have
get
manual
fingers
ulaşabilir
to
get
you could
liébana
acgroup
mertebe
attain
rank
level
öf
oh
ugh
fie
humph
man
attain
uff
ersinler

Examples of using Attain in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If one of them or both of them attain old age in your life, say not to them a word of disrespect, nor shout at them but address them in terms of honour.
Onlardan biri veya ikisi yanında yaşlanırsa onlara'' Öf'' bile deme ve onları azarlama. Onlarla güzel bir biçimde konuş.
It is literally the highest possible honor that a Northeastern, Pennsylvania; based, mid-sized, paper company, regional salesman, can attain.
Kelimenin tam anlamıyla Kuzeydoğu Pensilvanya menşeli… orta boyutta kağıt şirketi bölge pazarlamacısının edinebileceği… en yüksek mertebe.
If either or both of them attain old age with you, say no word of contempt to them and do not rebuke them, but always speak gently to them.
Onlardan biri veya ikisi yanında yaşlanırsa onlara'' Öf'' bile deme ve onları azarlama. Onlarla güzel bir biçimde konuş.
So thy Lord intended that the twain should attain their maturity and bring forth for themselves their treasure as a mercy from thy Lord.
Babaları da iyi bir kimse idi. Rabbin istedi ki onlar( büyüyüp) güçlü çağlarına ersinler ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar.
Mid-size paper company regional salesman What did I do to deserve this? that a Northeastern Pennsylvania based It is literally the highest possible honor can attain.
Kelimenin tam anlamıyla Kuzeydoğu Pensilvanya menşeli… orta boyutta kağıt şirketi bölge pazarlamacısının edinebileceği… en yüksek mertebe.
So thy Lord intended that the twain should attain their maturity and bring forth for themselves their treasure as a mercy from thy Lord.
Babaları da iyi bir kimse idi. Onun için Rabbin istedi ki o iki çocuk erginlik çağlarına ersinler ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar.
That a Northeastern Pennsylvania-based mid-sized paper company It is literally the highest possible honor regional salesman can attain.
Kelimenin tam anlamıyla Kuzeydoğu Pensilvanya menşeli… orta boyutta kağıt şirketi bölge pazarlamacısının edinebileceği… en yüksek mertebe.
That a Northeastern Pennsylvania based It is literally the highest possible honor What did I do to deserve this? mid-size paper company regional salesman can attain, so.
Kelimenin tam anlamıyla Kuzeydoğu Pensilvanya menşeli… orta boyutta kağıt şirketi bölge pazarlamacısının edinebileceği… en yüksek mertebe.
That a Northeastern Pennsylvania based It is literally the highest possible honor mid-size paper company regional salesman can attain, so.
Bu gerçekten de Pennsylvaninada, orta ölçekli… bir şirkette satış yetklisi olarak çalışan birisi için ulaşılabilecek… muhtemelen en yüksek mertebe.
O believers, God will surely try you with something of the game that your hands and lances attain, that God may know who fears Him in the Unseen.
İnananlar, ellerinizin ve mızraklarınızın ulaşacağı avlarla ALLAH sizi sınayacak ki yalnızken de kendisinden korkanları ALLAH ayırsın.
Our goal instead is to help others to find their own voice, attain their own freedom, and make their own way.
Hedefimiz bunun yerine, diğerlerine kendi seslerini bulmaları için yardım etmektir,… kendi özgürlüklerine ulaşmaları, ve kendi yollarını inşa etmeleri için.
O believers, God will surely try you with something of the game that your hands and lances attain, that God may know who fears Him in the Unseen.
Ey inananlar, Allah, onu görmeksizin de kendisinden korkan kişiyi ayırt etmek için ellerinizin ulaşabileceği, mızraklarınızın yetişebileceği avları avlanma hususunda sizi sınayacak mutlaka.
You can never attain virtue until you spend in Allah's cause the things you love; and Allah is Aware of whatever you spend.
Sevdiğiniz şeylerden( Allah için) harcamadıkça asla iyiliğe eremezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu bilir.
Attain ultimate emptiness and absolute tranquility, I observe all
Sonsuz ve mutlak huzura kavuşmak için herşeyi yeni keşfeder gibi gözlemledim
The eyes attain Him not, but He attains the eyes;
Gözler Onu göremez; halbuki O,
The eyes attain Him not, but He attains the eyes;
Gözler onu göremez, o, gözleri görür,
One of its first projects was to develop a viable plug-in hybrid electric vehicle that can attain 100 miles per gallon.
İlk projelerinden biri, hibrid elektrikli otomobillere her galonla 100 mil gidebilmelerini sağlayacak bir eklenti yapmaktı.
Every effort[to] promote regional co-operation helps us attain better understanding, more stability and better relations," Deputy Prime Minister Jadranka Kosor said after the meeting.
Bölgesel işbirliğini destekleme amaçlı her çaba bize daha iyi bir anlayış, daha fazla istikrar ve daha iyi ilişkiler elde etmemizde yardımcı olmaktadır.'' dedi.
Those who lie in wait for you: if you attain victory from God, they say,“Were we not with you?”?
Onlar, sizin ahvalinizi gözetip dururlar. Siz, Allahın lütfüyle bir fetih elde ederseniz biz de derler, sizinle değil miydik?
Once we attain it, we will use its power to free your father and send me back in time to destroy Aku
Onu elde ettiğimizde, babanı kurtaracak ve Akunun bu topraklarda kurduğu despot yönetimi
Results: 64, Time: 0.091

Top dictionary queries

English - Turkish