BAREIL in Turkish translation

bareil
geldim
to come
here
back
to arrive
coming
to visit
bareil için

Examples of using Bareil in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Major Kira is in love with Vedek Bareil.
Binbaşı Kira Vedek Bareile aşık.
No, but I saw Bareil later.
Hayır, ama daha sonra Bareili gördüm.
Vedek Bareil has been working to set up this meeting with Legate Turrel for the past five months.
Vedek Bareil, Legate Turrel ile bu görüşmeyi ayarlamak için 5 aydır uğraşıyordu.
Vedek Bareil suggested that I sit in on the talks as an impartial observer and Kai Winn has agreed.
Vedek Bareil gözlemci olarak görüşmelere katılmamı önerdi,… Kai Winn de kabul etti.
Bek was obviously working with Bareil, and when he realised what he would done he must have wanted to confess.
Bek belli ki Bareil için çalışıyordu… yaptıklarının farkına varınca da itiraf etmek istemiş olmalı.
Bareil knows that but his desire to complete these negotiations is so strong that he's forcing me to keep him conscious
Bareil bunu biliyor. Fakat bu görüşmeleri tamamlama isteği o kadar güçlü ki onu öldürecek olsa bile kendinde ve bilinci açık şekilde
Vedek Bareil used to tell me that you could be quite persuasive when you put your mind to it, child.
Vedek Bareil bana,… kafana koyduğunda oldukça ikna edici biri olabileceğini söylerdi, çocuğum.
Thank you, Vedek Bareil, for reminding us how the sacred text can be so easily misinterpreted.
Vedek Bareil, kutsal metinlerin ne kadar kolay yanlış yorumlanabileceğini bize hatırlattığın için teşekkürler.
Vedek Bareil and I were on our way to a secret meeting with a member of the Cardassian central command.
Vedek Bareille birlikte Kardasya Merkez Komutanlığı üyelerinden biriyle gizli toplantı yapmak üzere yola çıkmıştık.
I'm afraid you may have to face the possibility that Bareil may not be able to help you much longer.
Ne yazık ki, Bareilin size daha fazla yardımcı olamayabileceği olasılığıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.
When you see Bareil I want you to tell him that you don't need him. That you can complete these negotiations without him.
Bareili görünce, ona ihtiyacın olmadığını,… onsuz bu görüşmeleri tamamlayabileceğini söylemeni istiyorum.
But you're saying, if you don't do it Bareil will never regain consciousness and he will die.
Fakat bunu yapmazsak Bareilin bir daha bilincine kavuşamayıp öleceğini de söylüyorsun.
It's common knowledge that you support Vedek Bareil, that you haven't made a public statement. although I have been pleasantly surprised.
Vedek Bareili desteklediğiniz herkesçe biliniyor… ben hoş bir sürpriz olsam da… bir basın açıklaması yapmayacaksınız ki.
Bareil called me himself.
Beni Bareil çağırdı.
Remember that, Bareil.
Bunu unutmayın, Bareil.
Bareil made peace with Cardassia.
Kardasyayla barışı Bareil yaptı.
Blessings on Kai Bareil.
Kai Bareil kutlu olsun.
Because Bareil will be there.
Çünkü Bareil de orada olacak.
Bareil will simply be advising me.
Bareil bana sadece danışmanlık yapacak.
Good for you, Vedek Bareil.
Aferin, Vedek Bareil.
Results: 85, Time: 0.0316

Top dictionary queries

English - Turkish