BE COLD in Turkish translation

[biː kəʊld]
[biː kəʊld]
soğuk
cold
cool
chilly
frigid
icy
freezing
üşümüş
cold
chills
soğuktur
cold
cool
chilly
frigid
icy
freezing
üşümeyeceksin
cold
chills
üşütmüş
cold
chills

Examples of using Be cold in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You must be cold and tired.
Yorgun ve üşümüş olmalısın.
You must be cold. Would you like a warm drink?
Sıcak bir şeyler ister misin? Üşümüş olmalısın?
Aren't you? You must be cold.
Değil mi? Üşümüş olmalısın.
You're the one who should be cold.
Üşümesi gereken sensin.
Like you would ever be cold, Kevin.
Sanki üşüyorsun da, Kevin.
You must be cold.
Üşüyor olmalısınız.
It may not be cold enough.
Yeterince soğumamış olabilir.
I shouldn't be cold, but this is really cold..
Üşümemem lazım, ama gerçekten çok soğuk.
Tom won't likely be cold.
Tom muhtemelen üşümeyecek.
I would rather be cold and alive than Warm and dead.
Ölerek ısınmaktansa hayatta kalıp üşümeyi yeğlerim.
I like it because it's pretty, but the flowers must be cold.
Güzel olduğundan hoşuma gitse de çiçeklerin üşüdüğüne eminim.
I have got the Golden Fleece and I will never be cold no more.
Altın Postum var ya, artık üşümeyeceğim.
Look, Grandma! Now you don't have to be cold.
Bak, büyükanne! Artık üşümene gerek yok.
An8}Hyori, your feet must be cold.-Sure.
Hyori, ayakların üşümüştür. -Olur.
Won't you be cold?
Üşümeyecek misin?
You must be cold.
Çok üşümüş olmalısın.
You must be cold.
Üşüyor olmalısın.
Winters should be cold, so you appreciate the spring more.
Kışlar soğuk olmalı ki, baharın kıymetini daha çok bilelim.
Tom thinks Mary won't be cold.
Tom Marynin hasta olmayacağını düşünüyor.
Won't you be cold?
Sen üşümez misin?
Results: 182, Time: 0.0468

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish