BETTER KEEP in Turkish translation

['betər kiːp]
['betər kiːp]
devam etsen iyi
kalsa iyi
good to stay
good to have
tutsak iyi
better keep
saklasan iyi
good to keep
tutarsan iyi
tutsanız iyi
tutsa iyi
devam etsek iyi

Examples of using Better keep in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Better keep me alive.
Beni canlı tutsanız iyi olur.
Better keep your little mouth shut.
Küçük ağzını kapalı tutsan iyi olur.
And tell him he would better keep his mouth shut about our business.
Söyle ona, islerimiz ile ilgili çenesini kapalı tutsa iyi eder.
Better keep this between ourselves.
Bu mesele aramızda kalsa iyi olur.
Thanks, Fran. We would better keep it here.
Teşekkürler, Fran. Bunu burada tutsak iyi olur.
We would better keep asking.
Sormaya devam etsek iyi olur.
When you go abroad, you would better keep in mind that tipping is necessary.
Yurt dışına gittiğinizde, bahşiş vermenin gerekli olduğunu aklınızda tutsanız iyi olur.
You would better keep your mouth shut, you little twerp!
Çeneni kapalı tutsan iyi olur, velet!
Better keep stamping.
Damgalamaya devam etsek iyi olur.
And tell him he would better keep.
Söyle ona, islerimiz ile ilgili çenesini kapalı tutsa iyi eder.
You"d better keep them away from us… or there will be bloodshed.
Onları bizden uzak tutsan iyi olur… yoksa katliam olur.
In that case, we would better keep moving.
Bu durumda, ilerlemeye devam etsek iyi olur.
Better keep that kimono shut tight, girl.
Kimononu sıkı tutsan iyi olur bayan.
Major poop. You would better keep that away from Bailey.
Onu Baileyden uzak tutsan iyi edersin. Büyük kaka.
You would better keep that promise.
Sözünü tutsan iyi edersin.
You would better keep that beak shut.
O gaganı kapalı tutsan iyi edersin.
Better keep that thing close by.
O şeyi yakınında tutsan iyi olur.
You would better keep them away from us.
Onları bizden uzak tutsan iyi olur.
Better keep that thing close-by.
O şeyi yakınında tutsan iyi olur.
Better keep such unhealthy theories to yourself, Mr. Johnson.
Bu türden sağlıksız düşünceleri kendinize saklasanız iyi olur, Bay Johnson.
Results: 108, Time: 0.0483

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish