CLEAN in Turkish translation

[kliːn]
[kliːn]
temiz
clean
clear
fresh
pure
neat
tidy
decent
temizlemek
clean
clear
to purify
to cleanse
scrub
washing
wiping
temizle
clean
clear
to purify
to cleanse
scrub
washing
wiping
temize
in
in 2004
in 2005
in 2003
in 1993
in 1995
in 1984
in 1994
in 1983
in 1985
clean
temizlik
clean
clear
fresh
pure
neat
tidy
decent
temizdir
clean
clear
fresh
pure
neat
tidy
decent
temizdi
in
in 2004
in 2005
in 2003
in 1993
in 1995
in 1984
in 1994
in 1983
in 1985
temizler
clean
clear
fresh
pure
neat
tidy
decent
temizlemem
clean
clear
to purify
to cleanse
scrub
washing
wiping
temizim
in
in 2004
in 2005
in 2003
in 1993
in 1995
in 1984
in 1994
in 1983
in 1985
temizlememe
clean
clear
to purify
to cleanse
scrub
washing
wiping
temizmiş
in
in 2004
in 2005
in 2003
in 1993
in 1995
in 1984
in 1994
in 1983
in 1985

Examples of using Clean in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Is compassionate… patient, cautious, Rises early. clean.
Temkinlidir. Temizdir! Erkenden kalkar. Sabırlıdır. Şefkatlidir.
Daddy, can you please help me clean Leonard's bowl?
Baba, Leonardın kasesini temizlememe yardım eder misin?
A home where I don't have to clean the kitchen.
Mutfağı temizlemem gerekmeyen bir ev.
Clean. Hey, Moz.
Temizim! Selam Moz.
When he realized what he was holding, Totally clean. he called the FBI.
Tamamen temizdi. Elinde neyi tuttuğunu anladığında… FBIı aradı.
Is compassionate… Rises early. clean. patient, cautious.
Temkinlidir. Temizdir! Erkenden kalkar. Sabırlıdır. Şefkatlidir.
The clients are vetted, they're clean, they're safe.
Müşteriler muayene edilmiş, temizler ve güvenliler.
Company's clean, but the victim wasn't.
Şirket temizmiş, fakat kurbanımız öyle değil.
I want you to help me clean this house.
Evi temizlememe yardım etmeni istiyorum.
Look what we have here! Perfectly clean.
Tamamen temizim. Bak, burada ne var!
Clean. Rises early… is compassionate… patient, cautious.
Temkinlidir. Temizdir! Şefkatlidir. Sabırlıdır. Erkenden kalkar.
Cause if I used a shotgun, I would have had to clean the mess up myself.
Çünkü tüfek kullansaydım pisliği kendim temizlemem gerekirdi.
That's me. I would rather bake and he can clean.
O, benim. Ben pişiririm, o temizler.
Very clean, apparently.
Çok temizmiş galiba.
Let me clean your toes with my tongue. Nina.
Parmak aralarını dilimle temizlememe izin ver. Nina.
I am nine months clean. Hi, Kym.
Dokuz aydır temizim.- Merhaba Kym.
Clean. Rises early… is compassionate… patient, cautious.
Temizdir! Sabırlıdır. Şefkatlidir. Erkenden kalkar. Temkinlidir.
Do the gardens, paint the house, clean the pool.
Için yardımcı ol Evi havuzu ve bahçeyi temizlemem.
very formal and clean.
saygılıydı… ve… çok resmiydi… ve temizdi.
She will help you upstairs and clean this shit up.
O sana yardım eder şu pisliği de temizler.
Results: 10282, Time: 0.2007

Top dictionary queries

English - Turkish