CRACK in Turkish translation

[kræk]
[kræk]
çatlak
crazy
crack
fracture
loco
nutty
freak
lunatic
nutter
loony
psycho
kokain
coke
crack
blow
brick
coca
uyuşturucu
drug
dope
meth
crack
narcotic
keş
crack
stoner
crackhead
addict
druggie
junkie
meth-head
scag
tweaker
pothead
yarık
rift
slit
breach
split
crack
cleft
fissure
the sinkhole
crevasse
a cleft
taş
stone
rock
gem
pebble
tile
jade
crack
brick
kırdım
break
to hurt
to offend
smash
crack
bust
hacking
to snap
çatalına
fork
spork
cutlery
tines
utensils
silverware
dowsing
çatlat
şaklıyor
kırabilir misin
çatırtı

Examples of using Crack in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You know, maybe that"ugly" crack was a little bit out of line.
Bilirsin, belki şu'' çirkin'' yarık biraz çizgisinden dışarıdaydı.
I heard a crack and then Ben was on top of me.
Bir çatırtı duydum ve Ben üstümdeydi.
Whips crack. Barbarians howl.
Kırbaçlar şaklıyor… barbarlar uluyordu.
Is that crack? Yeah?
Evet. Taş mı o?
Yeah. Affirmative. Crack skulls and kick ass!
Kafalarını çatlat ve kıçlarını tekmele! Olumlu. Evet!
And you staged it. You got him in that crack house.
O keş evine götürdünüz… ve her şeyi kurdunuz.
I would order a glass of crack if it were on the menu.
Eğer menüde olsaydı bir bardak uyuşturucu da sipariş edebilirdim.
It could-- it could crack the wall.
Bu duvarda yarık açabilir.
Dawn. Whips crack.
Kırbaçlar şaklıyor. Şafak.
Did I say crack?
Taş demiş miydim?
If you don't hear a crack… it's time for hockey!
Çatırtı duymazsan… hokey oynama vakti demektir!
I'm not a crack whore. I'm Kimmy.
ben keş sürtük değilim, adım Kimmy.
Then open that fist. Crack their alliance.
O zaman sen de aç o yumruđu, çatlat o ittifaký.
That's the most magnificent crack on planet earth.
Dünya gezegenindeki en muhteşem yarık.
No, Dad, I'm not America's crack problem.
Hayır baba, ben Amerikanın uyuşturucu sorunu değilim.
Whips crack. Dawn.
Kırbaçlar şaklıyor. Şafak.
It's called smack, crack, or a heart attack.
Buna çarpıntı, çatırtı, ya da kalp krizi denir.
Crack destroyed New Orleans in the'80s.
Taş, 80lerde New Orleansı mahvetti.
Tried to solve America's crack problem. Just say no.
Hayır deyin.'' Amerikanın uyuşturucu sorununu çözmeye çalışmıştı.
All right, crack them.
Pekala, çatlat onları.
Results: 1110, Time: 0.102

Top dictionary queries

English - Turkish