WILL CRACK in Turkish translation

[wil kræk]
[wil kræk]
kıracağım
break
offend
kırılacak
will break
be broken
is fragile
will crack
it would break
breakable
breakaway
gonna break up
çatlayacak
will crack
burst apart
will break
exploding with
be rent asunder
split
kırılıp
broken
will crack
and
the bachelor
kırılır
break
crack
refracts
it hurts
catlayacak
kırıp
break
and
crack
smashed
kick down
decimates

Examples of using Will crack in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And the heaven will crack; so on that Day it will be frail.
Ve gök yarılır, o gün bitkin bir hale gelir.
cos' ice will crack.
buz çatlar.
And the heaven will crack; so on that Day it will be frail.
O gün gök yarılmış, sarkmıştır.
No one knows when the ice will crack.
Kimse buzun ne zaman kırılacağını bilemez.
If you start babbling nonsense, I will crack.
Eğer anlamsız konuşmaya başlarsan, kriz geçiririm.
They wonder who will crack first.
Ve ilk kimin öteceğini merak ediyorlar.
I will crack him.
I will crack this case with or without you.
Bu olayı seninle ya da sensiz çözerim.
Shut up or I will crack your skull!
Kes sesini yoksa beynini patlatırım!
Her voice will crack like a twig!
Sesinde bir dal gibi çatlama olacak!
Shoot twice at the same spot and the glass will crack.
Aynı yeri iki kez vur. Cam kırılacaktır.
Speak you son-of-a-bitch, or I will crack your head like a melon.
Bir sürtüğün oğlu gibi konuşuyorsun, veya Ben senin kafanı bir karpuz gibi yaracağım.
I'm a tough nut, but you will crack it, all right.
Ben çetin cevizim ama sen kırmayı başardın, peki.
She will crack.
O da çözülecek.
Mr. Smug will crack.
Bay Smug çözülecek.
My software will crack it.
Yazılımım bunu çözecektir.
For being offered tea? You will crack eventually.
Çay teklifleriyle mi? Sonunda öteceksin.
Pyg and Tam will crack.
Pyg ve Tam çözülecektir.
You're top-heavy with power right now, but you will crack under it.
Şu anda güç sende, ama bunun altında ezileceksin.
And we will crack the secret of the mummy's curse in no time.
Biz de mumyanın lanetinin sırrını kısa sürede çözeriz.
Results: 60, Time: 0.0905

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish