CRITICISM in Turkish translation

['kritisizəm]
['kritisizəm]
eleştiri
criticism
review
critique
critical
criticised
commentary
flak
tenkitleri
criticism
to criticise
eleştiriler
criticism
review
critique
critical
criticised
commentary
flak
eleştirilere
criticism
review
critique
critical
criticised
commentary
flak
eleştirileri
criticism
review
critique
critical
criticised
commentary
flak

Examples of using Criticism in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I understand literary criticism and that's what we're supposed to be dealing with.
Edebi eleştiriden anlarım ve yaptığımızı zannettiğim şey bu.
I will accept your criticism anytime, but not in front of a Resident.
Eleştirine her zaman açığım, ama bir doktorun önünde değil.
That way, he associates criticism with pleasure.
Böylece, eleştirini zevkle hatırlar.
Come on. You know your criticism, it helps me so much.
Eleştirilerin bana çok yardımcı oluyor, biliyorsun.
Sorry, I shouldn't mix criticism with praise.
Pardon, övgüyle eleştiriyi aynı anda yapmamalıyım.
Another criticism of the concept is that it can be a misnomer.
Bu eleştirilerden biri de, içgözlemin tanımına ilişkindir.
It's hardly the first time I have had to handle criticism.
Bu eleştiriyi ilk idare edişim değil.
My only criticism I hate the name of the band. Right.
Tek eleştirim… grubun adını hiç sevmedim.- Evet.
Come on. You know, your criticism, it helps me so much.
Eleştirilerin bana çok yardımcı oluyor, biliyorsun.- Ah, haydi ama.
You deserved the criticism.
Berbattınız ve eleştiriyi hak etmiştiniz.
May I suggest that your criticism is based on jealousy. Maybe a little.
Belki biraz. Eleştirinin kıskançlık kaynaklı olduğunu seziyorum.
May I suggest that your criticism is based on jealousy. Maybe a little.
Eleştirinin kıskançlık kaynaklı olduğunu seziyorum. Belki biraz.
Your criticism is baseless: I insist- No.
Hayır. Eleştirin temelsiz, dalgıçlarda ısrar ediyorum.
Can you take some constructive criticism?
Bazı yapıcı eleştirilerde bulunabilir miyim?
He deserves some constructive criticism.
Biraz yapıcı eleştiriyi hak ediyor.
That opened the door to criticism that were not accurate.
Doğru olmayan… eleştiriye kapı açan şeyler.
And constant, lisping criticism! I have heard nothing but four-count Burpees.
Sürekli eleştiriden başka bir şey duymadım.
You can't take any criticism. Where are you going?
Nereye gidiyorsun? Eleştiriye de hiç tahammülün yok?
Does he deserve criticism for these two legs?
Bu iki maçtan ötürü eleştiriyi hak ediyor mu?
Of this continued Criticism.
Bu sürekli eleştirinin amacını göremiyorum.
Results: 908, Time: 0.0607

Top dictionary queries

English - Turkish