DANGEROUSLY in Turkish translation

['deindʒərəsli]
['deindʒərəsli]
tehlikeli
danger
dangerous
threat
peril
hazard
risk
menace
distress
jeopardy
stakes
tehlikeyle
danger
dangerous
threat
peril
hazard
risk
menace
distress
jeopardy
stakes
tehlikeye
danger
dangerous
threat
peril
hazard
risk
menace
distress
jeopardy
stakes
tehlike
danger
dangerous
threat
peril
hazard
risk
menace
distress
jeopardy
stakes

Examples of using Dangerously in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You're behaving dangerously.
Çok tehlikeli davranışlarda bulunuyorsun.
Our plane was dangerously approaching the Turkish Airlines airliner.
Uçağımız tehlikeli bir biçimde Türk Hava Yolları uçağına yaklaşıyordu.
The dangerously wounded were taken to France for treatment.
Ancak Nermanda yaralanmış ve tedavi için Erzincana getirilmiştir.
Dangerously clouded, but not just surrounding you,
Tehlikeli şekilde gölgelemiş fakat sadece senin etrafını
A dangerously ambitious man.
Çok hırslı bir adam.
You are dangerously overreacting.
Tehlikeli biçimde aşırı tepki veriyorsun.
To apprehend a dangerously unpredictable UCO? How would you characterise AC-12's endeavours?
YM-12nin tehlikeli biçimde öngörülemez bir sivil polisi yakalama çabasını nasıl değerlendiriyorsun?
A dangerously unpredictable UCO? How would you characterise AC-12's endeavours to apprehend?
YM-12nin tehlikeli biçimde öngörülemez bir sivil polisi yakalama çabasını nasıl değerlendiriyorsun?
Dangerously comes to mind. Escalates how?
Mesela'' tehlikeli bir biçimde''. Çığrından nasıl çıkacak?
Absorbed a dangerously high concentration.- So she may have somehow.
Yani bir şekilde tehlikeli derecede yüksek… bir miktarını özümsemiş olabilir.
A dangerously high concentration. So she may have somehow absorbed.
Yani bir şekilde tehlikeli derecede yüksek… bir miktarını özümsemiş olabilir.
You know, sometimes you expect me to walk a dangerously narrow line.
Bazen tehlikeli şekilde ince bir ipte yürümemi bekliyorsun.
Dangerously close to the truth. I'm afraid some of ours are dancing.
Korkarım ki bizimkilerin bazıları tehlikeli biçimde… gerçeklerin çok yakınında dolaşıyorlar.
Dangerously close to getting what I want.
İstediğimi almaya tehlikeli bir biçimde yakınım. Peki.
Well, not me, but see that dangerously handsome man over there?
Aslında, bana değil ama şuradaki cillop gibi yakışıklı adamı görüyor musunuz?
You're getting Dangerously close To the planet killer. Captain, correct.
Gezegen katiline tehlikeli bir şekilde yaklaşıyorsun.- Doğru.
Correct. Captain, you're getting dangerously close to the planet killer.
Gezegen katiline tehlikeli bir şekilde yaklaşıyorsun.- Doğru.
Live dangerously. Nietzsche advises the secret of enjoying life is to.
Tehlikeli bir şekilde yaşamak Nietzsche, hayattan zevk almanın sırrını… olarak bildiriyor.
I could ruin you. You are dangerously close to being thrown out by security.
Tehlikeli bir biçimde güvenlik tarafından dışarı atılmaya yakınsın. Seni mahvedebilirim.
You are dangerously close to being thrown out by security. I could ruin you.
Tehlikeli bir biçimde güvenlik tarafından dışarı atılmaya yakınsın. Seni mahvedebilirim.
Results: 363, Time: 0.0374

Top dictionary queries

English - Turkish