DESPITE in Turkish translation

[di'spait]
[di'spait]
rağmen
despite
although
even
in spite

Examples of using Despite in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Despite everything that was going on in the world, His Majesty seemed interested only in building all of those castles in which nobody would ever live.
Dünyada olup biten herşeye karşın Majeste sadece içinde hiç kimsenin asla yaşamayacağı o kaleleri inşa ettirmekle ilgileniyor gibiydi.
However, despite Aristagoras's entreaties, the Spartan king Cleomenes
Ancak Aristagorasın tüm israrına karşın Sparta Kralı I. Cleomenes,
Despite the trials of the Ice Age, man endures and develops the last skills we will need to be truly human.
Buzul Çağının sınamalarına karşın insanlar gerçek bir insan olmak için gerekli olan son yeteneklerini devam ettirdi ve geliştirdi.
The shallow veneer of nationalism and religion is always evident, despite their best attempts to conceal it.
Tüm çabaları bunları gizlemek olmasına rağmen yaptıkları sığ bir milliyetçilik ve dini de kanıt göstermek.
Despite the high hopes of Kosovo Albanians for their country's future, recent Gallup Monitor results warn the period of disparity between expectations and reality may be long and difficult.
Kosovalı Arnavutların ülkelerinin geleceğiyle ilgili yüksek umutlarına karşın, yakın tarihli Gallup Monitor sonuçları beklentilerle gerçek arasındaki farkın uzun ve zor olabileceği konusunda uyarıyor.
Nadal and Roger Federer(despite having withdrawn from the clay season) were in contention for the top ranking at the start of the tournament.
Nadal ve toprak sezonundan çekilmiş olmasına rağmen Roger Federer, turnuvanın başında en üst sıra için çekişmekteydi.
Despite controversy over who had published the first proof, these papers are now collectively seen as providing a mathematical proof of the results originally obtained by physicists using mirror symmetry.
İlk kanıtı yayınlayan üzerindeki bazı tartışmalara ragmen, bu kâğıtlar artık ayna simetrisini kullanan fizikçiler tarafından elde edilen sonuçların matematiksel bir kanıtı olarak görülüyor.
Despite running the company, you take no responsibility for these entities that your COO created?
Şirketi yönetmenize karşın COOnuzun kurduğu bu varlıklar hakkında hiç sorumluluk almadınız mı?
Gilda, who still loves the Duke despite knowing him to be unfaithful,
Hala Düke aşık olan Gilda, Dükün sadekatsız olduğunu bilmekle beraber,
Despite everything, Donghae becomes more and more depressed
Her şeye ragmen Donghae git gide daha
Despite being officially recognized as a town, it is subject to the Pennsylvania Borough Code.
Hulunbuir resmi olarak bir semt olmasına karşın Hulunbuirin yüzölçümünün büyük olmasından dolayı şehir olarak kabul edilmektedir.
Are you ordering me to charge Angelo Reid, despite the clear lack of evidence?
Angelo Reidi suclamam için emir mi verıyorsunuz, açık bi delil yokken?
You would risk both our lives to help these prisoners, despite knowing that every last one is a murderer or worse?
Bu mahkumlar için ikimizin de hayatını tehlikeye atıyorsun, üstelik… hepsinin katil ya da daha kötüsü olduğunu da biliyorsun?
To help these prisoners, despite knowing You would risk both our lives that every last one is a murderer or worse?
Bu mahkumlar için ikimizin de hayatını tehlikeye atıyorsun, üstelik… hepsinin katil ya da daha kötüsü olduğunu da biliyorsun?
To help these prisoners, despite knowing that every last one is a murderer or worse? You would risk both our lives.
Bu mahkumlar için ikimizin de hayatını tehlikeye atıyorsun, üstelik… hepsinin katil ya da daha kötüsü olduğunu da biliyorsun.
It's still a racial slur. Despite the fact as a term of endearment for you,
Ama bu hala bir hakarettir babannen bunu Despite the fact DANTE:
Despite the problems in Charlie's life, the writers believed that Charlie always was a good person
Charlienin hayatındaki problemlere karşın yazarlar Charlienin iyi bir insan olduğuna inandılar
Despite the vicious rumors, in any of the tragic events that occurred. The reason I invited you here is to make it clear Gereco has no knowledge or involvement.
Sizleri buraya davet etmemin nedeni… acımasız dedikodulara karşın, Gereconun bugün yaşanan… trajik olaylarla hiçbir ilgisinin ve bilgisinin olmadığını açıklamaktır.
At his villa outside Florence. Despite his confession, Galileo quietly held fast to his beliefs throughout his final years under house arrest.
Galileo günah çıkarmasına karşın, Floransanın dışındaki köşkünde… ev hapsinde geçirdiği son yılları boyunca… inançlarına sessizce ve sıkı sıkıya bağlandı.
Despite that the disaster had already begun when I took over as CEO, I personally feel responsible.
Ceoluğu devraldığımda felaket başlamış olmasına rağmen ben de kişisel olarak kendimi sorumlu hissediyorum.
Results: 8167, Time: 0.0866

Top dictionary queries

English - Turkish