DID SOMETHING WRONG in Turkish translation

[did 'sʌmθiŋ rɒŋ]
[did 'sʌmθiŋ rɒŋ]
yanlış bir şey yaptı
to do anything wrong
to do the wrong thing
kötü bir şey yaptı
to do anything bad
to do something terrible
do anything nasty
yanlış bir şey yaptığını
to do anything wrong
to do the wrong thing
yanlış bir şey yapsa
to do anything wrong
to do the wrong thing
yanlış bir şey yaptım
to do anything wrong
to do the wrong thing

Examples of using Did something wrong in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We did something wrong with an advantage from birth.
Doğuştan gelen avantajlarımızla ilgili hepimiz yanlış bir şeyler yapmışız.
Why do you just assume I did something wrong?
Neden hep benim yanlış birşey yaptığımı düşünüyorsun?
You did something wrong?
Yanlış bir şey mi yaptın?
Like I did something wrong.
Sanki ben yanlış birşey yapmışım gibi.
Did something wrong?
Bir şeyler ters mi gitti?
Do you think I did something wrong?
Sence yanlış birşey mi yaptım?
Did that no good brat did something wrong?
Bizim kötü velet yanlış bir şey mi yaptı?
Gabriel did something wrong?
Gabriel yanlış bir şeyler mi yaptı?
You all talk like Janey Osgood did something wrong to you on purpose.
Sanki, Janey size kasten yanlış bir şeyler yapmış gibi konuşuyorsunuz.
I tried to do… And I thought that maybe I did something wrong, so.
Belki ben yanlış bir şey yaptım diye düşündüm.
You did something wrong?
Did I say it was me that did something wrong?
Yanlış bir şey yapanın ben olduğumu söyledim mi?
K1 did something wrong?
K-1 yanlış bir şeyler mi yaptı?
And I… I did something wrong.
Yaben, ben mi kötü bir şey yaptım?
All the victims did something wrong, and they're being punished.
Bütün kurbanlar bir şeyleri yanlış yaptı, ve cezalandırıldılar.
Do you worry that you did something wrong?
Yanlış bir şey mi yaptın?
That you did something wrong.
Bu adamlar: polisi, senin yanlış şeyler yaptığına.
Every time you did something wrong, he whispered it in your ear.
O sana söyledi sen de her zaman kötü bir şey yaptın.
If we think Dan Shepard did something wrong, but we don't think he intended to kill Thompson?
Eğer Dan Shepard yanlış bir şey yaptığını düşünürsek, fakat Thompsonu kasten öldürdüğünü düşünmüyor muyuz?
a big fat eraser, so anytime Wade did something wrong, it just got swept under the rug.
çok iyi suç siliyormuş… bu yüzden Wade ne zaman yanlış bir şey yapsa halının altına süpürmüş.
Results: 61, Time: 0.0564

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish