DIVORCING in Turkish translation

[di'vɔːsiŋ]
[di'vɔːsiŋ]
boşandıktan
a divorce
an annulment
boşamayı
to divorce
boşanmak
a divorce
an annulment
boşanmaktan
a divorce
an annulment
boşamak
to divorce
boşadığın
to divorce
boşanma
a divorce
an annulment

Examples of using Divorcing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Without divorcing, they are still legally married.
Dinen boşanmış çift resmi olarak boşanmadıkça devlet gözünde hala evlidir.
You will be divorcing Valerie.
Valerieden boşanmış olacaksın.
Reason i ask, i have been burned a couple times by divorcing couples.
Birkaç kere boşanan çiftler bana pahalıya patladı. Bunun için sordum.
This is the wife you're divorcing,?
Boşandığın karın, değil mi?
You try divorcing a Greek Orthodox gangster.
Gangsterden sen boşan. Kolaysa, Yunanlı, Ortodoks bir.
Yeah. Did you hear mom's divorcing number three?
Annemin üçüncü kez boşandığını duydun mu? Tabii ya?
Did you hear Mom's divorcing number three? Yeah.
Annemin üçüncü kez boşandığını duydun mu? Tabii ya.
They're just angry at me for divorcing their father.
Babalarından boşandığım için kızıyorlar bana.
Divorcing your husband, i'm not against it.
Kocandan da boşanıyorsun buna da karşı değilim.
That she's divorcing you?
Seni boşuyor olması mı?
Did you hear Mom's divorcing number three?
Annemin üçüncü kez boşandığını duydun mu?
It's not news that journalists have accused me of divorcing my husband for political gain.
Gazetecilerin beni politikada güç kazanmak için boşanmakla suçlaması haber değil.
His wife was on the verge of divorcing him.
Karısı onu boşamanın eşiğindeydi.
You go to aunt, and talk Xiaohai into divorcing her.
Teyzene gidiyorsun, ve Xiaohai ile onu boşamasını konuşuyorsun.
I'm pretty sure that's why I ended up divorcing myself.
Ve sonra ne oldu? Kendimi boşama sebebimin bu olduğundan eminim.
Tripp's divorcing Maureen.
Tripp Maureenden boşanıyor.
Mickey says her old man's divorcing her.
Mickey diyor ki kocası onu boşuyormuş.
Frank's wife says he's innocent and shows her faith by divorcing him, you know.
Frankın karısı kocasının masum olduğunu söylüyor ve bağlılığını onu boşayarak gösteriyor, bilirsiniz.
eventually divorcing in 1990.
1990 yılında boşandılar.
Are you and Sylvia divorcing?
Sen ve Sylvia boşandınız mı?
Results: 115, Time: 0.0732

Top dictionary queries

English - Turkish