ELIMINATING in Turkish translation

[i'limineitiŋ]
[i'limineitiŋ]
ortadan kaldırarak
ortadan kaldırmak
eliyordu
to eliminate
sift
to sieving
it took
bertaraf etmemiz
to eliminate
to avert
yok
no
not
have no
destroy
nah
nope
there's nothing
eleyip
eliminating
ortadan kaldırıyor
ortadan kaldıran
ortadan kaldırmaktan
elemekte
to eliminate
sift
to sieving
it took
elemek
to eliminate
sift
to sieving
it took
bertaraf etmeyi
to eliminate
to avert

Examples of using Eliminating in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Eliminating agent.
Ajan ortadan kaldırılsın.
Search the home. Begin eliminating.
Elemeye başlayın. Evini arayın.
Eliminating low-clearance programs. How we doing?
Gizli olmayan programları eliyorum. Nasıl gidiyor?
There's no military merit you can gain in eliminating them.
Onları bertaraf etmek için, elde edebileceğiniz askerî bir meziyet yoktur.
They also cut off our supply. By eliminating suspects and taking their cards.
Şüphelileri ortadan kaldırıp kartlarını alarak… kart arzımızı kesmiş oldular.
Of course, eliminating our employer is the last thing we would do.
Elbette işverenimizi bertaraf etmek, yapacağımız son şey.
Yeah, by eliminating us.
Evet, bizi eleyerek.
Zayn returned at the Royal Rumble, eliminating Owens from the Royal Rumble match.
Royal Rumble gecesi geri dönen Zayn, Royal Rumble maçında Owensı eledi.
Eliminating low-clearance programs. How we doing?
Nasıl gidiyor? Gizli olmayan programları eliyorum.
Search the home. Begin eliminating.
Evini arayın. Elemeye başlayın.
Eliminating all the witnesses from that weekend.
Hafta sonuna kadar bütün tanıkları ortadan kaldıracak.
Eliminating the systematic error improves accuracy but does not change precision.
Sistematik hatayı yok etmek doğruluğu iyileştirir ama kesinliği artırmaz.
Eliminating fallout would have a great strategic value, David.
Serpintiyi elimine etmenin stratejik değeri daha çoktur, David.
We entrust to you the mission of eliminating fugitives in the western regions.
Batı bölgelerindeki firarileri yok etme görevi için sana güveniyoruz.
As much as I would have enjoyed eliminating him myself, native-on-native killing cannot stand.
Onu kendim yok etmekten memnuniyet duyacak olsam da yerlinin yerliyi öldürmesi olmaz.
Spending his time improving the technique for eliminating a person's history.
Birinin geçmişini silmek için tekniklerini geliştiriyordu.
Eliminating Deacon Frost.-For what?
Deacon Frost öldürdüğün için.- Ne için?.
Eliminating Deacon Frost.- For what?
Deacon Frostu öldürdüğün için.- Ne için?.
For what?- Eliminating Deacon Frost?
Deacon Frost öldürdüğün için.- Ne için?.
For what?- Eliminating Deacon Frost?
Deacon Frostu öldürdüğün için.- Ne için?.
Results: 150, Time: 0.0768

Top dictionary queries

English - Turkish