Examples of using Etme in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Burada çalışmaya devam etme fırsatı yakaladım
Etme.- Kekeme olan benim.
İkinizi de yemeğe davet etme nedenim…- Tanrım.
Toprağı yok etme sorununu inşaatın başında çözmüştüm.
Baş etme stratejileri geliştirdim
Çocukları sorun etme, tamam mı?
Açık etme sakın.
Telefon etme vakti geldi.
Surat etme öyle, kızını evlendirmiyorsun.
Şüphe etme, Sör Harry.
Bana eziyet etme, lütfen!
Dans etme sırası için kavga edip birbirlerini düelloya davet ediyorlardı.
Bir telefon etme hakkım var.
Sakın buna cüret etme, ezik!
Bizi yok etme planının bir parçası olduğuna inanıyorum.
Toprağı yok etme sorununu… inşaatın başında çözmüştüm.
Aptallık etme! Bir!
Küfür etme, kardeş.
Ukalalık etme. Harika!
Beni, birinci raundda nakavt etme. Sakin ol, evlat.